<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Söğütlü Köyü &#124; Arıt &#124; Bartın &#187; Adem Öztekneci</title>
	<atom:link href="http://www.sogutlukoyu.com/author/adem/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sogutlukoyu.com</link>
	<description>Söğütlü Köyü</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 20:02:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>MANEVİYAT MEVSİMİ ÜÇAYLAR&#8230;.</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/maneviyat-mevsimi-ucaylar</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/maneviyat-mevsimi-ucaylar#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 May 2011 20:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=850</guid>
		<description><![CDATA[ÖNÜMÜZDEKİ 3 HAZİRAN CUMA 3 AYLARIN BAŞLANGICI, 2 HAZİRAN PERŞEMBE AKŞAMI REGAİB KANDİLİ.       Zaman, bize verilen en büyük nimetlerden biri. Gece ve gündüz Allah&#8217;ın tecellilerini bize hatırlatan iki münadi. Gece ile gündüzün nimetlerinden faydalanmanın zirve imkânlarının sunulduğu bazı mevsimler vardır. Bunların başında üç aylar gelmektedir. Üç aylarda bulunan kandil geceleri, gecenin Rabbani tecellilere ayna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÖNÜMÜZDEKİ 3 HAZİRAN CUMA 3 AYLARIN BAŞLANGICI, 2 HAZİRAN PERŞEMBE AKŞAMI REGAİB KANDİLİ.</strong></p>
<p>      Zaman, bize verilen en büyük nimetlerden biri. Gece ve gündüz Allah&#8217;ın tecellilerini bize hatırlatan iki münadi. Gece ile gündüzün nimetlerinden faydalanmanın zirve imkânlarının sunulduğu bazı mevsimler vardır. Bunların başında üç aylar gelmektedir.</p>
<p>Üç aylarda bulunan kandil geceleri, gecenin Rabbani tecellilere ayna oluş sırrının en güzel bir yansımasıdır. &#8220;Geceyi ihya etme&#8221;nin &#8220;gündüz tutulan oruç&#8221;la birleştiği bu mübarek gün ve geceler, zamanı değerlendirmek, ömrü boşa geçirmemek için de bir terazidir.</p>
<p>Üç aylar, İslâm&#8217;ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan recep, şaban ve ramazan aylarıdır. Recep ayında, regaip ve mi&#8217;râç, şaban ayında berat; ramazan ayında ise kadir gibi dört ayrı mübarek gece bulunmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), bu aylarda daha çok ibadet eder ve: &#8220;Allahım! Recep ve şabanı hakkımızda mübarek kıl, bizi ramazana kavuştur.&#8221; (Ahmet b. Hanbel, Müsned, I, 259) diye dua ederdi.</p>
<p>Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaip Kandili, Allah Teâlâ&#8217;nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok ecir verdiği bir rağbet gecesidir.</p>
<p>&#8220;Regaip&#8221; kelime olarak rağbet olunan şey ve büyük ikram anlamına gelmektedir.</p>
<p>Üç aylar ne ifade eder bizim için?</p>
<p>Üç aylar ile olan arkadaşlığımızda hayatımızda neye rağbet ettiğimizi sorgulamalıyız.</p>
<p>Ülkemizde tarihten bugüne üç aylar sevgisi hep canlı kalmıştır. İbn Batuta Anadolu&#8217;nun muhtelif merkezlerini ziyareti sırasında dinî hayatın çeşitli görünümlerini anlatırken cuma günleri, kandil geceleri, üç aylar ve bilhassa ramazan ayı vb. gün ve gecelerin nasıl büyük bir istek ve heyecanla değerlendirildiğini ortaya koyuyor. (İbn Batuta&#8217;yı şaşır-tan Misafirperverlik, Diyanet Aylık s. 122)</p>
<p>Tarihte olduğu gibi bugünde toplumlumuz yediden yetmişe üç aylar geldiğinde hayatı-na olumlu anlamda yeni bir istikamet vermektedir.</p>
<p>Üç aylar kalplerimizin manevî doyum ve duyum mevsimidir. Takva, ihlâs, muhasebe, yakîn, marufa sabır, masiyete direnme vb. değerler üç aylarda benliğimize yeniden dolar, âdeta tazeleniriz.</p>
<p>Hz. Ali (r.a.) mescidleri kan-dillerle aydınlatan Hz. Ömer için&#8221;Mescitlerimizi aydınlattığı gibi Allah da onun kabrini aydınlatsın&#8221; diye dua etmiştir. (İbn AsâkirXLIV, 80)</p>
<p>Üç aylarda maddî aydınlığı tamamlar mahiyette camilerimizi, mescitlerimizi, halkı aydınlatma onlara rehberlik etme imkânı olarak iyi değerlendirelim.</p>
<p>Tatil mevsimine denk gelen üç aylar içinde geleceğin büyükleri olan çocuklarımız camilerde Kur&#8217;an ile tanışsınlar. Kendi öz benliklerini, Kur&#8217;an&#8217;ı hecelerken,Efendimizi anarken keşfetsinler. Salât ü selâmlar ile kandillerde kâinata &#8220;Işık saçan bir kandil&#8221;(Ahzâb, 45-46) olan peygamberlerine saygılarını ifade etsinler.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=850&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/maneviyat-mevsimi-ucaylar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HİCRİ YENİ YIL MÜBAREK OLSUN&#8230;.</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/hicri-yeni-yil-mubarek-olsun</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/hicri-yeni-yil-mubarek-olsun#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 20:25:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=571</guid>
		<description><![CDATA[HİCRİ YENİ YIL Aziz ve sevgili kardeşlerim! Biliyorsunuz, bizim ülkemizde iki hattâ üç takvim var. Bu takvimlerden birisi asırlardır âlem-i İslâm&#8217;da kullanılan kamerî takvimdir, onun 1418&#8242;inci [ bu yıl 1431] senesine 17 ARALIK PERŞEMBE günü girmiş bulunuyoruz. Diğeri şemsî takvim, şu anda kullandığımız, batıdan uyarlanmış olan takvim oluyor. O, Hz. İsa ile ilgili olduğu için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HİCRİ YENİ YIL </strong><strong><br />
</strong>Aziz ve sevgili kardeşlerim! Biliyorsunuz, bizim ülkemizde iki hattâ üç takvim var. Bu takvimlerden birisi asırlardır âlem-i İslâm&#8217;da kullanılan kamerî takvimdir, onun 1418&#8242;inci [ <strong>bu yıl</strong> <strong>1431]</strong> senesine 17 ARALIK PERŞEMBE günü girmiş bulunuyoruz. Diğeri şemsî takvim, şu anda kullandığımız, batıdan uyarlanmış olan takvim oluyor. O, Hz. İsa ile ilgili olduğu için milâdî takvim diye adlandırılıyor. <strong>Fakat bizim bütün dinî çalışmalarımız, ibadetlerimiz hicrî-kamerî takvime göre düzenlenmiştir.</strong></p>
<p>Meselâ, Ramazan ayı çok mühim bir ibadet ayıdır ve hicrî-kamerî takvimle ilgilidir, yâni milâdî takvimde onu yerleştirmek mümkün olmuyor. Ayrıca hac ayı, son derece önemli; mühim bir gün olan arefe günü, o da Arafat&#8217;a hacıların çıktığı zamanki gün ki, o zamandan bir gün önce veya bir gün sonra, başka bir zamanda çıksalar olmaz. O da Zilhicce&#8217;nin dokuzudur, önemlidir, o bakımdan hicrî takvim cihan durdukça, müslümanlar yaşadıkça yaşayacaktır, hayırlı ve mübarek olsun&#8230; <strong></strong></p>
<p><strong>Demek ki şimdi, haccın yapıldığı Zilhicce ayı bitti ve yeni yılın Muharrem ayı başlamış oldu. Yeni yılı bütün âlem-i İslâm&#8217;a, müslümanlara kutlu olsun, mutlu olsun diye temennî ediyoruz.</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Dinî yönden Muharrem ayı önemli bir aydır. Neden önemlidir? Dört muhterem aydan, haram aylardan bir tanesi olduğu için önemlidir. Yâni Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;le tescil edilmiş bir muhteremliği, mübarekliği var, bu bakımdan önemli bir aydır. Mücahid&#8217;in ibn-i Abbas RA&#8217;dan rivâyet ettiğine göre, Peygamber SAS Efendimiz de hadis-i şerifinde buyurmuşlar ki:   &#8220;Kim Muharrem ayı içinde bir gün oruç tutarsa, tuttuğu her gün için otuz gün oruç tutmuş gibi sevap verilir.&#8221;</strong></p>
<p><strong> AŞÛRE GÜNÜ </strong></p>
<p><strong>Âşure günü de çok önemli, mübarek günlerden birisidir.      26 Aralık 2009 Cumartesi günü AŞURE GÜNÜ.</strong><strong></strong></p>
<p><strong><em>Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû!..</em></strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong><span style="color: #800000;"><strong>Tüm Söğütlü Köyümüzün ve Siteyi Ziyaret edenlerin Hicri 1431 yeni yılını tebrik ederiz.</strong><strong></strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #800000;"> </span></strong></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=571&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/hicri-yeni-yil-mubarek-olsun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURBAN BAYRAMI NAMAZ SAATİ</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/kurban-bayrami-namaz-saati</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/kurban-bayrami-namaz-saati#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 18:10:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=536</guid>
		<description><![CDATA[İmam Azam Ebû Hanife&#8217;ye göre kurban vaciptir. Delili de:&#8221;Rabbin için namaz kıl ve kurban kes(Kevser 2)   peygamberimizin : &#8220;Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın.&#8221;  Uyarısı da delildir. Bayram Gecesi ve Günlerinde Yapılması Müstehap Olan Şeyler   a)    Bayram gecelerini dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazı kılmak, Kur&#8217;an okumak ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">İmam Azam Ebû Hanife&#8217;ye göre kurban vaciptir. Delili de:&#8221;Rabbin için namaz kıl ve kurban kes(Kevser 2) </span></strong><strong><br />
<span style="color: #000000;"> <br />
peygamberimizin :<br />
&#8220;Kimin hali vakti yerinde olur da kurban kesmezse namazgahımıza yaklaşmasın.&#8221;  Uyarısı da delildir.</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Bayram Gecesi ve Günlerinde Yapılması Müstehap Olan Şeyler  </span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><strong>a)    </strong><strong>Bayram gecelerini dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazı kılmak, Kur&#8217;an okumak ve Allah Teâlâ&#8217;dan af ve mağfiret dilemek. Çünkü duaların makbul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: </strong></span><strong><br />
<span style="color: #000000;">&#8220;Ramazan ve kurban bayramı gecelerini, sevabını umarak ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez.&#8221;(l9)<br />
b)  Bayram sabahı erken kalkarak yıkanıp temizlendikten sonra namaza gitmek.<br />
c)  Güzel koku sürünmek.<br />
d)  Temiz ve yeni elbise giyinmek.<br />
e)  Gücü yetiyorsa namaza yürüyerek gitmek.<br />
f)  Güler yüzlü ve sevinçli görünmek.<br />
g)  Yoksullara çokça sadaka vermek.<br />
h)  Bayram namazına giderken yolda tekbir getirmek.<br />
i)  Kurban kesecekse kurban etinden yiyinceye kadar oruç tutuyormuş gibi bir şey yiyip içmemek.<br />
j)  Kurban etinden iftar etmek. Çünkü peygamberimiz böyle yaparlardı.<br />
k)  Çoluk çocuğuna bolluk göstermek.<br />
Bütün bunlar bayramda yapılması müstehap olan işlerdir.</span></strong><strong><span style="color: #000000;">4. Günü İkindi namazına Kadar &#8220;TEŞRİK TEKBİRLERİ&#8221; ne devam edilmelidir. Allah(cc) Bu vesile ile Bayramımızı gerçek bir Bayram tadında İslam&#8217;a uygun bir şekilde ihya etmeyi nasip eylesin. </span></strong></p>
<p>Son Olarak Kurban Bayramı Arafesinin Sabah namazından başlayarak, Bayramın 4. günü ikindi namazına kadar namazların sonunda teşrik tekbirlerini de unutmayalım der ve&#8230;.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Tüm SÖĞÜTLÜ KÖYÜ Kardeşlerimizin Bayramını bu vesile ile tebrik ederim.</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"> </span></p>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">        BAYRAM NAMAZI SAATLERİ:</span></h1>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">27 Kasım 2009 Bartın İli Kurban Bayramı Namaz (Vakti) Saati:   7:39</span></h1>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">27Kasım 2009 Zonguldak İli Kurban Bayramı Namaz(Vakti)Saati :7:40</span></h1>
<h1 style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">27 Kasım 2009 İstanbul İli Kurban Bayramı Namaz (Vakti) Saati:7:50</span></span></h1>
<p style="text-align: justify;"> </p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=536&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/kurban-bayrami-namaz-saati/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KURBAN İBADETİ.</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/kurban-ibadeti</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/kurban-ibadeti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 21:25:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[                          Yaklaşmak, Allah’a yakın olmaya vesile olan şey anlamına gelen &#8220;kurban&#8221; kelimesi, dini terim olarak, Allah rızasını kazanmak amacı ve ibadet niyetiyle belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı usulünce kesmek demektir.[2]             Yüce dinimiz insanı yaratıcısına yakınlaştırmak, O’na ulaştırmak veya Allah ile kulu arasındaki bağı sağlamlaştırmak  ve benzeri maksatlarla çeşitli ibadetleri meşru kılmıştır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>             </p>
<p>            Yaklaşmak, Allah’a yakın olmaya vesile olan şey anlamına gelen &#8220;<strong><em>kurban</em></strong>&#8221; kelimesi, dini terim olarak, Allah rızasını kazanmak amacı ve ibadet niyetiyle belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı usulünce kesmek demektir.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn2">[2]</a></p>
<p>            Yüce dinimiz insanı yaratıcısına yakınlaştırmak, O’na ulaştırmak veya Allah ile kulu arasındaki bağı sağlamlaştırmak  ve benzeri maksatlarla çeşitli ibadetleri meşru kılmıştır ki, namaz, oruç, hac, zekat  ve kurban ibadeti de bunlardan bazılarıdır.</p>
<p>            Bir ibadet olarak kurban insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlık tarihi boyunca hemen bütün ilahi dinlerde kurban kesmek, insanı Allah’a manen yaklaştıran bir ibadet sayılmıştır. Kur’ân’ı-Kerim’de Hz. Ademin iki oğlunun Allah’a kurban takdim ettiklerinden haber verilmesi (Maide 5/27), bunun yanında bir başka ayette ilahi dinlerin hepsinde kurban hükmünün varlığına işaret edilmesi (Hac, 22/34), hayli değişikliğe uğramış  şekliyle de olsa kurbandan Yahudilik ve Hıristiyanlıkta da söz edilmesi bu ibadetin ne kadar eskilere dayandığını göstermektedir.</p>
<p>            <strong><span style="color: #ff0000;">SÖZLÜK ANLAMIYLA KURBAN</span></strong></p>
<p><strong>            </strong>Allah&#8217;a yaklaşma ve yaklaştıran şey anlamıyla kurban kelimesi, Adem (a.s.)ın çocuklarına atıf yapan şu âyette dile getirilmektedir:</p>
<p align="center"><strong><span style="color: #339966;">وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَىْ ادَمَ بِالْحَقِّ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاخَرِ</span></strong></p>
<p><strong><em> “</em></strong>(Ey Muhammed) Onlara Ademin iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyla oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti (Maide, 5/27).</p>
<p>            Ayet-i kerime, Allah’a yaklaşmak maksadıyla O’na kurban ibadetinin insanlıkla birlikte başladığına işaret etmektedir. Adem&#8217;in iki oğlu Habil ve Kabil&#8217;dir. O günün uygulaması  gereği  Kabil, bir miktar değersiz ekin, Habil ise en iyi bir koç kurban olarak Allah’a sunmuşlardır. Allah, Kabil&#8217;in kurbanını kabul etmiş, Habil&#8217;in kurbanını ise kabul etmemiştir.</p>
<p>            &#8220;Kurban&#8221; kelimesinin anlamı; Allah’a yakın olmaktır. Ayette geçen &#8220;kurban&#8221; kelimesi bu anlamda kullanılmıştır.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn3">[3]</a> Bu âyette geçen &#8220;kurban&#8221; bizim kurban bayramında kestiğimiz ve Arapça&#8217;da &#8220;udhiyye&#8221; olarak ifade edilen kurban anlamında değildir.</p>
<p align="center"><span style="color: #339966;"><strong>&#8220;وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّهِ عَلى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهيمَةِ الْاَنْعَامِ&#8230;&#8221; </strong><strong> </strong></span></p>
<p>            <em>“Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık</em><em>…”</em> ( Hac, 22/34)</p>
<p>Ayette geçen “mensek” kelimesi, “kurban kesmek ve kurban ibadeti, kurban edilecek zaman ve ibadet edilecek yer” manalarına gelir. Bakara suresinin 196. ayetinde geçen  “nüsük” kelimesi de kurban anlamındadır.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn4">[4]</a></p>
<p>Yüce Allah, her semavi din mensupları için kurban ibadetini meşru kılmış olduğunu şu ayette açıkça beyan etmektedir:</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KURBAN DİNIN BELİRGİN ÖZELLİKLERİNDEN BİRİDİR</span></strong></p>
<p>Kurban, Allah&#8217;ın dininin nişanelerinden biridir:</p>
<p align="center"><span style="color: #339966;"><strong>وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللّهِ لَكُمْ فيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَاِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذلِكَ</strong><strong> </strong><strong>سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ</strong></span></p>
<p><span style="color: #339966;">         </span>   “Kurbanlık deve ve sığırları da, sizin için  Allah&#8217;ın (dininin)  nişanelerinden (kurban) kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. O halde onları saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah&#8217;ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit (yani canları çıktığında) onların etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, şükredesiniz<strong><em>”</em></strong> (Hac, 22/36).</p>
<p>            Ayette geçen “büdn” kelimesi; büyük baş hayvanlar demektir. “Şeâir” kelimesi, kurbanın dinin adetlerinden olduğunu ifade eder. <a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn5">[5]</a></p>
<p><strong>               <span style="color: #ff0000;"> </span></strong><strong><span style="color: #ff0000;">BU GÜNKÜ ŞEKLİYLE KURBAN İBADETİ</span></strong></p>
<p>            Bu günkü şekliyle dinimizdeki kurban ibadeti, Hz. İbrahim (a.s.) ile başlar.</p>
<p>            Hz. İbrahim bir oğlu olduğu takdirde onu Allah&#8217;a kurban etmeyi adamıştı. Zaman geçip oğulları dünyaya gelmesinden sonra, kendisine bu ahdi rüyasında hatırlatılmış, İbrahim (a.s.) rüyasını, oğlunu kurban etmesi gerektiği şeklinde yorumlamış ve büyük bir imtihan karşısında olduğunu anlamıştı. Hz İbrahim hiç tereddüt göstermeden bu konuyu oğlu Hz. İsmail’e açmış, baba oğul büyük bir teslimiyetle ilâhî emri yerine getirmeye yöneldikleri sırada, yüce Allah, onların bu bağlılıklarına karşılık Hz. İsmail yerine bir koçun kurban edileceğini Cebrail vasıtasıyla kendisine bildirmişti. Bu tarihî olay Kur&#8217;ân’ı-Kerimde şöyle haber verilmektedir:</p>
<p align="center"><strong><span style="color: #339966;">رَبِّ هَبْ لى مِنَ الصَّالِحينَ  فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَليمٍ  فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْىَ قَالَ يَا بُنَىَّ اِنّى اَرى فِى الْمَنَامِ ْ اَنّى اَذْبَحُكَ فَانْظُر</span><span style="color: #339966;"> مَاذَا تَرى قَالَ يَا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنى اِنْ شَاءَ اللّهُ مِنَ الصَّابِرينَ فَلَمَّا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبينِوَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَا اِبْرهيمُقَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَا اِنَّا كَذلِكَ نَجْزِى الْمُحْسِنينَ  اِنَّ هذَا لَهُوَ الْبَلؤُا الْمُبينُ  وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظيمٍ  وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى الْاخِرينَ  سَلَامٌ عَلى اِبْرهيم كَذلِكَ نَجْزِى الْمُحْسِنينَ  اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنينَ</span></strong></p>
<p>            “(İbrahim), &#8216;Ey Rabbim! Bana iyilerden (bir oğul) ihsan et&#8217;, dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince; &#8216;Ey oğlum!, Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?&#8217; dedi. (İsmail), &#8216;Babacığım! Sana ne emrolunuyorsa onu yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın&#8217; dedi. Nihayet her ikisi de (Allah&#8217;ın emrine) teslim olup. İbrahim de onu yüz üstü yere yatırınca,  ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız” “Şüphesiz bu apaçık imtihandır.” (İsmail&#8217;e karşılık) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisinden sonra gelenler arasında ona güzel bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim’e, &#8216;İşte biz iyi insanları böyle ödüllendiririz. Çünkü o mü’min kullarımızdandır” (Saffat, 37/100-111).</p>
<p>            Diğer bütün ibadetlerde olduğu gibi  kurbanda da niyet ve ihlas şarttır.</p>
<p>            Kısaca hatırlatalım ki &#8220;<strong><em>ihlas</em></strong>&#8220;, bir işi, bir ibadeti başka bir şey için değil, sırf Allah rızası için yapmaktır.            Kur’an’ı-Kerimde;<strong></strong></p>
<p><strong>             </strong><span style="color: #339966;"><strong>لَنْ يَنَالَ اللّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوى مِنْكُمْ&#8230;</strong><strong>&#8220;</strong></span><strong>  </strong></p>
<p>            “Onların ne etleri  ne de kanları  Allah&#8217;a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır’ (Hac,22/37) anlamındaki âyet, bütün ibadetlerin temel şartı olan &#8220;ihlas&#8221;a vurgu yapmaktadır.</p>
<p>Sevgili peygamberimiz de, bu hususu şöyle ifade etmektedir:</p>
<p><strong><span style="color: #339966;">إنما الأعمال بالنيات، وإنما لكل امرىء ما نوى</span></strong> <strong> </strong></p>
<p>“<em>Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise, eline geçecek olan ancak odur</em>.” <a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn6">[6]</a></p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;da Kurban kesilmesi emredilmektedir: …</p>
<p> <strong> </strong><strong>فَ<span style="color: #339966;">صَلِّ </span></strong><span style="color: #339966;"><strong>لِرَبِّكَ </strong><strong>وَانْحَرْ</strong></span><strong><span style="color: #339966;">  </span><em>“Rabbın için namaz kıl, kurban kes”</em></strong> (Kevser, 108/2).</p>
<p>            Bu âyetteki &#8220;venhar&#8221; emri, &#8220;&#8221;kurban kes&#8221; anlamına geldiği gibi, bunun başka anlamlara da geldiğini söyleyen bilginler bulunmaktadır.Ayetteki emrin sadece Peygamberimize mi, bütün müslümanlara mı yönelik olduğu hususunda da farklı görüşler ortaya konulmuştur.</p>
<p>            Kurban ibadetinin kesin dayanağı, konu ile ilgili Peygamberinizin sözleri ve uygulamalarıdır. Kurban ibadeti; hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır.        Peygamberimiz (a.s.) bir çok hadisinde kurban kesilmesini teşvik etmektedir:</p>
<p align="center"><strong><span style="color: #339966;">مَا عَمِلَ آدَمِىٌّ يَوْمَ النَّحْرِ أحَ وَإنَّ الدَّمَ لَيَقَعُ مِنَ اللّهِ تَعالى بِمَكَان قَبْلَ أنْ يَقَعَ في اﻷرْضِ فَطِيبُوا بِهَا نَفْساً بّ .إلى اللّهِ</span> <span style="color: #339966;">تَعالى مِنْ إهْرَاقِ الدِّمَ إنَّهَالَتَأتِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ بُقُرُونِهَا وَأشْعَارِها وأظﻼَْفِهَا،َ</span> </strong><strong>ٍ</strong></p>
<p><strong><em>“</em></strong><em>Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmaz. Şüphesiz ki kesilen kurban kıyamet günü boynuzları , kılları ve tırnakları ile gelir. Hiç şüphe yok ki kesilen kurban, kanı yere akmadan önce Allah katında kabul görür. Öyleyse gönüllerinizi kurban ile hoş ediniz<strong>.”</strong></em> <a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn7">[7]</a></p>
<p>Peygamberimiz (a.s.) Medine&#8217;de 10 yıl ikamet etmiş ve her yıl kurban kesmiştir: </p>
<p align="center"><strong><span style="color: #339966;">نَحَرَ النَّبىُّ  سَبْعَ بَدَنَاتٍ بِيَدِهِ قِيَاماً وَضَحَّى في المدينةِ كَبْشَيْنِ أقْرَنَيْنِ أمْلَحَيْنِ، يَذْبَحُ وَيُكَبِّرُ وَيُسَمَّى وَيَضَعُ رِجْلَهُ عَلى</span> <span style="color: #339966;">صَفْحَتَهما</span></strong><strong></strong></p>
<p><em>Enes (r.a.) anlatıyor: &#8220;Resûlullah (a.s.), yedi deveyi kurban olarak eli ile ayakta kesti. Medine&#8217;de ise, boynuzlu ve alacalı iki koç kurban etti. Resûlullah (a.s.) keserken tekbir getiriyor, besmele çekiyor ve ayağını hayvanların boyunlarının üzerine koyuyordu<strong>&#8220;</strong></em><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn8"><strong><strong>[8]</strong></strong></a><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜ OLANLAR</span></strong></p>
<p>Kurban kesmekle akıllı, buluğa ermiş ve nisap miktarı para veya servete sahip olan mukim<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn9">[9]</a> müslümanlar yükümlüdür. İmam-Şâfiî, İmam Malik ve İmam Ahmed b. Hanbel&#8217;e göre dinen yolcu sayılan kimseler de kurban kesmekle yükümlüdürler.</p>
<p>Kurban kesmeyi vacip kılan zenginliğin ölçüsü; kişinin aslî ihtiyaçlarının ve borcunun dışında nisap miktarı malının veya parasının bulunmasıdır. Nisap miktarları; beş deve, 30 sığır, 40 koyun-keçi, 80.18 gram altın veya bu değerde para veya ticaret malı, 561 gram gümüş ve 650 kilogram toprak mahsulüdür.</p>
<p>Zekat ile yükümlü olmak için nisap miktarı malın artıcı nitelikte olması ve üzerinde bir yıl geçmesi şart olmasına karşılık, kurban ibadeti ile yükümlü olmak için bu şartlar aranmaz.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn10">[10]</a></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KURBAN KESMENİN DİNİ HÜKMÜ</span></strong></p>
<p>Kurban kesmek İmam-ı Azam Ebu Hanife&#8217;ye göre vacip, İmam Muhammed, İmam Ebu Yusuf, İmam Şafiî, İmam Malik ve İmam Ahmed b. Hanbel&#8217;e göre sünnet-i müekkededir.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn11">[11]</a> Hükmümün vacip veya sünnet-i müekkede olması, uygulamaya bir etki yapmamaktadır. Her iki görüş sahipleri de gücü yeten kimsenin kurban kesmelerini öngörmektedir. İmkanı olanların kurban kesmeyi terk etmelerine ruhsat vermemişlerdir.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn12">[12]</a></p>
<p>  <strong><span style="color: #339966;">مَنْ كَانَ لَهُ سَعَةٌ، وَلَمْ يُضَحِّ، فَلاَ يَقْرَبَنَّ مُصلانَا</span><em>  </em></strong></p>
<p><em>“Kim imkanı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın<strong>”</strong></em><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn13">[13]</a> anlamındaki hadis, İmam-ı A&#8217;zam&#8217;ın bu konudaki görüşünün dayanaklarından biridir.</p>
<p>Hadisin Ebu Hanife&#8217;ye delil oluşu şu yoruma dayanmaktadır: “Hadiste yer alan böylesine güçlü bir uyarı, ancak vacip olan bir ibadetin terki konusunda yapılmış olabilir. Kurban vacip olmasaydı terk eden kimse için Hz. Peygamber böyle bir ifadeyi kullanmazdı.”</p>
<p>Ebu Hanife&#8217;ye göre kurbanın vacip olduğunun diğer bir delili Peygamberimizin, kurban kesmeyi hiç terk etmemiş olmasıdır.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn14">[14]</a></p>
<p>            Ayrıca, Hz. Peygamberin Ebu Bürde&#8217;ye namazdan önce kestiği kurbanın yerine bir başkasını kesmesi gerektiğini söylemiş olması da, kurbanın vacip olduğunu gösteren bir delildir. Bu görüşü destekleyen diğer bir delil de  Hz. Peygamberin;</p>
<p>            <strong><span style="color: #339966;">مَنْ </span></strong><strong><span style="color: #339966;">ﮐﺎﻥ ذَبَحَ مِنْكُمْ قَبْلَ الصلاةِ، فَلْيُعِدْ أُضْحِيَّتَهُ. وَمَنْ لاَ، فَلْيَذْبَحْ عَلَى اسْمِ الله.</span>                      </strong></p>
<p><em>            “Kim (bayram) namazını kılmadan önce kurbanını kesmişse,yerine bir diğerini kessin. Kurbanını henüz kesmemiş olan da Bismillah diyerek kessin”</em> şeklindeki sözüdür.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn15">[15]</a></p>
<p>Kurbanın müekked sünnet olduğunu söyleyenlerin delilleri ise bu konuda Kur’ân’ı-Kerimde açık bir emrin bulunmaması ve Peygamberimizin bazı sözleridir:</p>
<p><strong> <span style="color: #339966;">إذا.دخلت العشر وأراد أحدكم أن يضحي، فلا يمس من شعره وبشره شيئا</span></strong><strong></strong></p>
<p><em>&#8220;Bilinen on gün </em>(Zilhiccenin on günü<em>) girdiği vakit kurban kesmek isteyen kimse</em>, (kurban edeceği hayvanın bedeninden)<em> bir kıl almasın bir tek tırnak kesmesin<strong>”</strong></em>.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn16">[16]</a></p>
<p>Bu hadiste Peygamberimiz &#8220;kurban kesmek isteyen kimse&#8221; ifadesiyle kurban kesmeyi kişinin iradesine bırakmıştır. Bu da kurban kesmenin vacip olmadığını ifade eder.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KURBAN EDİLEBİLECEK HAYVANLAR</span></strong></p>
<p>Dinen kurban edilebilecek hayvanlar; <strong>koyun, keçi, sığır, manda ve devedir</strong>. Bunların dışındaki hayvanlardan kurban edilebileceğine dair bir delil yoktur.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn17">[17]</a> Bu itibarla, tavuk, kaz, ördek, deve kuşu ve ceylan gibi hayvanların kurban olarak kesilmesi geçerli olmaz.</p>
<p>Kurbanın geçerliliği açısından kurban edilecek hayvanların erkek veya dişi olmaları arasında fark yoktur.</p>
<p>Kurbanlık hayvanlardan koyun veya keçi ancak bir kişi tarafından urban edilir. Bunun yanında sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir. Ortakların tek veya çift olmalarında da bir sakınca yoktur.</p>
<p>Ortakların iştirakiyle kesilen kurbanlarda, ortakların hepsi ibadet niyetiyle katılımda bulunmalıdırlar. Ortaklardan biri her hangi bir şekilde kurban niyetiyle değil de, et alma kastıyla kurban kesimine iştirak ederse, bu durumda diğerleri de niyet ettikleri kurbanları kesmiş sayılmazlar.</p>
<p>Koyun ve keçi cinsi hayvanlar, bir yaşını doldurduktan sonra kurban edilebilir. Koyunun, altı ayını tamamladığında, bir yaşını doldurmuş, diğer koyunlar gibi semiz ve gösterişli olanı da kurban edilebilir.</p>
<p>Sığır ve manda cinsinden olan hayvanlar iki yaşını, deve ise beş yaşını doldurduktan sonra kurban olarak kesilebilir.</p>
<p>Kurban edilecek hayvanların niteliklerine gelince; kurban bir ibadet olduğu için kurbanlık hayvanların, kurban olmaya mani kusurları taşımaması gerekir. Bu kusurlar Peygamberimizin hadislerinde</p>
<p align="right"><strong><span style="color: #339966;">لا يُضحَّى بالعرجاءِ بيِّنٌ ظَلعُها ولا بالعوراءِ بيِّنٌ عورُها ولا بالمريضةِ بيِّنٌ مرضُها ولا بالعجفاءِ التي لا تُنقى.</span></strong></p>
<p><strong><em>“</em></strong><em>Topallığı açıkça belli olan, körlüğü açıkça belli olan, hastalığı açıkça belli olan hasta ve iliği kurumuş derecede zayıf olan hayvanlar kurban edilmez”</em>  şeklinde  ifadesini bulmuştur.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn18">[18]</a></p>
<p> Diğer taraftan kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tamam ve besili olması, ibadetin gaye ve mahiyetine uygun olduğu gibi, sağlık kurallarına da uygun düşer. Bu hadisin ışığı altında, kurbanlık hayvanın kurban olmasına mani kusurları şöyle ifade edebiliriz.</p>
<p>a) İki veya bir gözü kör,  </p>
<p>b)Aşırı derecede zayıf,</p>
<p>c) Yürüyemeyecek derecede kötürüm ve topal,</p>
<p>d) Kulağının ve kuyruğunun üçte birden fazlası kopmuş</p>
<p>e) Dişlerinin yarıdan fazlası dökülmüş</p>
<p>f) Doğuştan kulağı olmayan,</p>
<p>g) Koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş,</p>
<p>h) Ağır hasta olan hayvanları kurban etmek caiz olmaz.</p>
<p>Bu itibarla kurbanlık satın alırken, kusurlu olup olmadığına dikkat etmek gerekir.</p>
<p>Bununla birlikte, semiz olması için koyunların kuyruklarının usulünce düşürülmesi, boynuzlarının ilaçla düşürülmesi ve hayvan üretimini ve kökenini kontrol etmek için hayvanların kulaklarına delinerek küpe takılması, bu hayvanların kurban edilmelerine engel teşkil etmez . Çünkü zikredilen hayvanın değerini düşürmez.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KURBANIN KESİM ZAMANI</span></strong></p>
<p>Kurban, bayram namazı kılınan yerlerde, kurban bayramının ilk üç günü bayram namazının kılınmasından sonra, üçüncü günü akşamına kadar olan süre zarfında kesilebilir. Bayram namazı kılınmayan yerlerde ise, aynı süre içinde sabah namazı vaktinden itibaren kurbanlar kesilebilir.</p>
<p>Arefe günü veya bayramın ilk üç gününden sonra kurban kesmek caiz olmaz. Nitekim bir hadiste Hz. Peygamber:</p>
<p align="center"><strong><span style="color: #339966;">إن أول ما نبدأ به في يومنا هذا أن نصلي، ثم نرجع فننحر، من فعله فقد أصاب سنَّتنا، ومن ذبح قبل فإنما هو لحم</span> <span style="color: #339966;">قدَّمه لأهله، ليس من النُّسُك في شيء</span></strong></p>
<p>“<em>Bu günümüzde yapacağımız ilk şey bayram namazını kılmak, sonra (evlerimize) dönüp kurban kesmek olacaktır. Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iş yapmış olur. Kim (namazdan) önce kurban keserse, o ancak ailesine bir et sunmuş olur. Bu kestiği kurban olmaz”</em><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn19">[19]</a> buyurmuşlardır.</p>
<p>Kurbanın rüknü, kurban edilmesi caiz olan hayvanlardan birini kesmek olduğundan, kurbanın bedelinin yoksullara verilmesiyle kurban kesilmiş olmaz. Bu şekilde verilen para sadaka olur.</p>
<p>Dinimizde normal zamanlarda olduğu gibi, kurbanlık hayvanın kesiminde de gerekli şartlara uymak gerekir. Efdal olan kişinin kurbanının bizzat kesmesidir. Peygamberimiz (a.s.), kurbanlarını bizzat kendisi kesmiştir.<a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn20">[20]</a> Bir kimse kurbanını bizzat kesemiyorsa, o zaman ehil birine vekalet vererek kurbanını kestirir. Kendisi de mümkünse orada hazır bulunur.</p>
<p>Kurbanı kesen kimse, kurbanlık hayvana eziyet vermemelidir. Ehil olmayan kişiler kurban kesmemeli ve kesim esnasında hayvana eziyet edilmemelidir..</p>
<p>Kesim esnasında hayvan yere yatırılırken,</p>
<p><strong><span style="color: #339966;">اِنّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذى فَطَرَ السَّموَاتِ وَالْاَرْضَ حَنيفًا وَمَا اَنَا مِنَ الْمُشْرِكينَ</span>  <em></em></strong></p>
<p><strong><em>“</em></strong><em>Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim, ben Allah’a ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim”</em> (En’am, 6/79).</p>
<p><strong> <span style="color: #339966;">قُلْ اِنَّ صَلَاتى وَنُسُكى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتى لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ   <em></em></span></strong></p>
<p><strong><em>“ </em></strong><em>Şüphesiz benim namazım, ibadetim (Kurbanım) hayatım ve ölümüm hep alemlerin rabbı olan Allah içindir<strong>&#8220;</strong> </em>(En’am, 6/162) mealindeki ayetleri okur. Kurban kesen kişi devamla, “Allahuekber Allahuekber, la ilahe illallahu vallahu ekber, Allahuekber velillahi’l-hamd” der, ara vermeden “Bismillahi Allahuekber” diyerek kesimi yapar.</p>
<p>Usulüne göre kesim işlemi, hayvanın yemek ve nefes boruları ile, iki şah damarının kesilmesi ile gerçekleşir. Hayvan henüz ölmeden başını bedeninden ayırmak ve derisini yüzmeye başlamak, uygun bir davranış olmaz. Kurban kesildikten sonra sahibinin iki rekat namaz kılarak şükürde bulunması güzel bir davranış olur.</p>
<p>Deve ve sığır gibi hayvanlar ortaklaşa kurban edildiğinde, etleri ortaklar arasında tahmini olarak değil, tartılarak taksim edilir. Ancak, bir ailenin fertlerinin ortaklaşa kestiği kurbanın etinin bu şekilde taksimi gerekmez. Böyle bir kurban  tamamen bir hayır kurumuna verilecekse etinin taksim edilmesi gerekmez.</p>
<p>Kur’an’ı-kerimde kurban eti hakkında,</p>
<p><strong>.<span style="color: #339966;">فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا.<a rel="attachment wp-att-528" href="http://www.sogutlukoyu.com/kurban-ibadeti/resim1"><img class="alignleft size-full wp-image-528" title="Resim1" src="http://www.sogutlukoyu.com/wp-content/uploads/Resim1.png" alt="Resim1" width="382" height="287" /></a></span></strong></p>
<p><strong>  “…Ondan yeyiniz, yediriniz”</strong> buyurulmuştur (Hac,22/36)</p>
<p>Kurban kesmenin maksatlarından biri de, yoksulların evine et girmesini temin etmektir. Bu itibarla, kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak veya aile efradı için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesemeyen kimselere dağıtmak, bir bölümünü akraba tanıdık ve komşulara ikram etmek, birini de aile için alıkoymaktır. Şayet kurban kesen kimsenin aile fertleri kalabalık ve hali vakti de çok iyi değilse, kurban etini dağıtmadan tamamını çoluk çocuğu için alıkoyabilir.</p>
<p>Kurban, hayatımızda gerek fert, gerekse toplum açısından çeşitli yararlar taşıyan mali ibadetlerimizden biridir. Kişi kurban kesmekle, Allah&#8217;ın emirlerine uymuş ve kulluk bilincini muhafaza ettiğini canlı bir şekilde ortaya koymuş olur. Kurban toplumdaki kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tutar. Sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur. Zengine malını Allah rızasına uygun olarak ihtiyaç sahipleriyle paylaşma alışkanlığı verir. Fakirin de bu yardımlaşma vesilesiyle, kendini içinde bulunduğu toplumun bir üyesi olma hissini yaşamasına vesile olur. Diğer taraftan kurban kesmekle sadece nisap miktarı mala sahip olan zenginlerin ve orta tabakanın mükellef oluşu, kesilen kurbanların hastalıklı, sakat, kör ve topal olmamasının istenmesi ve kurbanın etiyle ilgili sünnetteki tavsiyeler göstermektedir ki, dinimiz, kurban kesme emriyle ibadetlerde ihlas,sosyal sorumlulukların bilincinde olmak gibi bir takım manevi, ahlaki ve sosyal maksatlara ulaşmayı da hedeflemiştir.</p>
<p>Kurban kesmekle dinimizin bir emrine uyulmakta, sağlıklı, değerli ve önemli bir mal Allah yolunda feda edilmekte, böylece insanlar, Allahın emrine uyma ve cömert olma alışkanlığını kazanmaktadırlar. Kurban, can da dahil olmak üzere, bir mü’minin yeri geldiğinde bütün varlığını da Allah yolunda feda etmeye hazır ve muktedir olduğunun sembolik bir göstergesidir.</p>
<p>Kurban kesmenin sosyal ve iktisadi açıdan da bir takım faydaları vardır. Kurban bayramı sebebiyle milyonlarca hayvanın kesildiğini ve geniş çapta mal varlığına kıyıldığını ileri sürüp, kurban kesmenin ekonomik bakımdan sakıncalı bir davranış olduğunu iddia edenler olabilir. Ancak kesilen kurbanların dinimizde ifadesini bulan manada değerlendirilmesi, israftan kaçınılması, ihtiyaç sahiplerinin ve çevremizdeki insanların bundan istifade ettirilmesi, sosyal bünyemizde insani ilişkiler bağlamında faydalı neticeler ortaya çıkarmaktadır. Kaldı ki bir sene boyunca zaten insanların gıda ihtiyacını karşılamak için belirli oranda kesim yapılmaktadır.</p>
<p>Kurban ibadetimizin yerine getirilmesiyle, besiciliğin teşvik edildiği, işsizlere iş sahası açıldığı, pazarlara bir hareket geldiği, bu işle uğraşan insanlarımızın belirli bir kazanç elde ettiği de bir gerçektir. <a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftn21">[21]</a></p>
<p>Dinimizin temizliğe ne kadar önem verdiği bilinen bir gerçektir. Müslümanın hayatının her safhasında, dinimizin bu prensibine riayet etmesi gerekir. Kurban kesimi ile ilgili olarak bu prensibi tahakkuk ettirebilmek için, imkanlar oluşturulan yerlerde, kurban kesim işlemleri ilgililerce önceden tespit edilen yerlerde yapılmalıdır. Kurban kesildikten sonra çevre temizliği iyice yapılmalı, yol kenarlarında, insanların ortak kullanım alanlarında, dışarıda, insanlara rahatsızlık verecek hiçbir şey bırakılmamalıdır. Bu husus, kurbanlık hayvana ve kurban ibadetine karşı gösterilecek bir saygının da gereğidir. Bir taraftan kurban ibadetimizi yerine getirirken, diğer taraftan insanlara davranışlarımızla rahatsızlık vermemiz doğru bir davranış olmaz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">SONUÇ</span></strong></p>
<p>İnsan, yaratılışı gereği kendi Yaratıcısı ile yakınlık kurma ihtiyacı hisseden bir varlıktır. Yüce dinimizde insanın Yaratıcısı ile yakınlık kurmasını sağlayan sayısız yollar vardır. Bütün ilahi dinlerde yer alan ve Allah&#8217;a yakınlık sağlamaya vesile olan şey anlamındaki kurban ibadeti de bu yollardan biridir.</p>
<p>Dinimizdeki kurban ibadeti, yüce Allah&#8217;a karşı engin ibadet duygusunu bize kazandırır. Kurban, fert ve toplum hayatı açısından çok çeşitli işlevi olan mali bir ibadettir. Bu ibadetimiz, kendisinden hedeflenen insani ve sosyal manalar özümsenerek ifa edilmelidir.</p>
<p>Olgun insan kimliğimizin oluşmasında ve bu özelliğimizin devam ettirilmesinde en önemli unsur dini olgulardır. Böylesine ulvi duygularla mücehhez bireylerin oluşturduğu toplumlar insanlık camiası içinde daha uyumlu, daha paylaşımcı ve hoşgörülü olurlar.</p>
<p>                                  </p>
<p> </p>
<hr size="1" /><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref1">[1]</a> Bu bölüm, Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı <strong>M. Şemsettin ÜNAL</strong> tarafından kaleme alınmıştır.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref2">[2]</a> Zuhayli, Vehbe <em>İslam Fıkhı Ansiklopedisi</em>, IV,391. Feza Yayıncılık, İstanbul, 1994. Ali Bardakoğlu, DİA, XXVI, 435-436.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref3">[3]</a> Taberî, Muhammed İbn Cerir, <em>Câmi&#8217;u'l-Beyân An Te&#8217;vîli Âyi&#8217;l-Kur&#8217;ân</em>, Vl, 527. Süleyman Ateş, <em>Yüce Kur’an’ın Çağdaş Tefsiri</em>, II,510. Yeniufuklar Neşriyat, İstanbul, 1989.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref4">[4]</a> Taberi,,IX,150; Ateş, VI, 26.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref5">[5]</a> Taberi, IX,152,160; Ateş , VI, 28.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref6">[6]</a> Buhari, Bedu’l-vahy, 1.  I, 2.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref7">[7]</a> Tirmizî, Edâhî 1.IV,83; İbnu Mâce, Edâhî 3. II,1045.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref8">[8]</a> Buhârî, Hacc, 117,  2,185; İbnu Mâce, Edâhi 1.II,1043.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref9">[9]</a> Züheylî, IV,395.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref10">[10]</a> İSAM İlmihal, II,5.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref11">[11]</a> İbn Rüşd, Ebu’l-Velid Muhammed b. Ahmed<em>, Bidayetü’l-Müctehid</em> <em>ve Nihâyetü&#8217;l-Muktesıd</em>, I, 347, Ahmet Kamil Matbaası, 1333, İstanbul. Şirbini, Hatîb Şemsüddin Muhammed <em>Muğni’l-Muhtac ila Marifeti Meâni&#8217;l-Elfazi’l-Minhac</em><strong>, </strong>IV,282, Mısır, 1958. İbn Kudâme, el-Makdisi, Abdurrahman b. Muhammed. <em>eş-Şerhu’l- Kebir</em>, Xl, 94Matbaatu’l-Menar, Mısır, 1348.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref12">[12]</a> Kurtubi, 22/34 âyetinin tefsirinde.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref13">[13]</a> İbn Mace, Edahi,2. II,1044.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref14">[14]</a>İbn Hümâm, Muhammed b. Abdulvâhit<strong>, </strong><em>Şerhu Fethu’l-Kadir</em>, VIII,467. Daru İhyai’t-Türasi&#8217;l-Arabî, Beyrut, tarihsiz.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref15">[15]</a> Buhari, Iydeyn, 23. II,11; İbn Mace, Edahi,12. II,1053.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref16">[16]</a> Müslim, Edahi, 7.  II,1565.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref17">[17]</a> Zuhayli, IV,406.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref18">[18]</a> Tirmizi, Edahi, 5. IV,86.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref19">[19]</a> Buhari, Edahî,1. VI,234.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref20">[20]</a> Müslim, Hac,19. I,892.</p>
<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/wp-admin/#_ftnref21">[21]</a> Süleyman Uludağ, <em>İslamda Emir ve Yasakların Hikmeti</em>, 100-101. TDV Yayınları, Ankara, 1988.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=527&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/kurban-ibadeti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN BAYRAMI.</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-bayrami</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-bayrami#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2009 20:25:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=449</guid>
		<description><![CDATA[Ramazan Bayramı20 EYLÜL PAZAR günü inşaallah kutlayacağız..KÖYÜMÜZDE BAYRAM 21 EYLÜL PAZARTESİ   GÜNÜ KUTLANACAKTIR.  Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü&#8217;minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur&#8217;ân&#8217;lar, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="more-449"></span></p>
<table border="0"><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><strong>Ramazan Bayramı20 EYLÜL PAZAR günü inşaallah kutlayacağız..KÖYÜMÜZDE BAYRAM 21 EYLÜL PAZARTESİ   GÜNÜ KUTLANACAKTIR.</strong></span><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><strong> </strong></span></p>
<div>Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü&#8217;minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur&#8217;ân&#8217;lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.</div>
<p>Ramazan Bayramının mü&#8217;minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan&#8217;ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan mü&#8217;minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.</p>
<p>Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü&#8217;minler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.</p>
<p>Herkes bir gün önce kimin emrine uyarak oruç tutuyorsa, bugün de Onun rızasına uyarak orucunu açar. Ve Onun gerçek nimet Sahibi olduğunu hakkıyla idrak ederek, gerçek bir şükre yol bulur.</p>
<p>Her vesile ile bizleri ibadete ve ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:<br />
&#8220;Sevabını Allah&#8217;tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.&#8221; (5)</p>
<p>Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini insanlara melekler veriyor.</p>
<p>Sa&#8217;d bin Evs el-Ensârî anlatıyor: Resulullah Sallal-lahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur.</p>
<p>Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler:<br />
&#8220;Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız.</p>
<p>&#8220;Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:<br />
&#8220;Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir.&#8221;(9)</p>
<p>Ancak bayramdaki sevincin gaflete dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır. Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını taşımamalıdır. Esasen bayram Allah&#8217;ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir. Bu bakımdan, bayram gününde en çok Allah&#8217;ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız vardır. Zaman şeridi içinde bayram yeni bir değişimin başı, bir dönüm noktası ve bir muhasebe vaktidir. Ömürden bir yılın daha geçip gittiğini, kabir alemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını hatırlatan vesilelerden biridir.</p>
<p>Nitekim büyük cemaatler halinde kılınan bayram namazları esnasında getirilen tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir vesiledir. Sadece bir ülke halkının değil, yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanların hep beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal ettiğimizde, karşımıza çıkan muhteşem tablo, bayramlarımızı kâinat çapında bir manaya kavuşturur. O anda adeta yeryüzü tek bir ağız olur, tekbir getirip namaz kılar gibi bir hale bürünür. Misâl âleminde birleşen o seslerin bir anda yeryüzünden yükselişi, adeta muhteşem bir koro halinde dünyamızın göklere doğru tevhidi haykırmasıdır.</p>
<p>Bu muhteşem manaların yaşandığı bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir? Onun için bayramda her mü&#8217;minin kardeşleriyle kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi, fakirlerin yardımına koşması, çocuklarını sevindirmesi lazımdır ki, o manalar yaşanan hayata geçsin.<br />
Bayramların asıl süsü ve zineti tekbirlerdir. Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde manevi coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin azameti karşısında yüce duygulara taşır.</p>
<div>
Bayramlara sünnet çerçevesinde hazırlanmak bu âdeti de ibadet haline getirir, bu sevinç günlerini biri iman şuuru içinde geçirmeyi temin eder.<br />
Bunun için sünnette yer aldığı gibi bayrama önceden hazırlanmak, temiz ve güzel elbiseleri giymek, gusletmek, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak, güzel kokular sürünmek, güler yüzlü olmak, namazdan önce Ramazan Bayramında hurma vb. tatlı bir şey yemek bugünlerimize ayrı bir mana kazandırır.</div>
<div>Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir. Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı &#8220;İydü&#8217;I-fıtr&#8221;, yani Fıtr Bayramı demektir. Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı için bu adı almıştır.</div>
<div>Bayramların en güzel şekli tanısın tanımasın mü&#8217;minlerin tokalaşarak, kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması, bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir. Saadet Asrında Sahabiler birbirleriyle &#8220;Bârekâllâhü lenâ ve leküm&#8221; diyerek bayramlaşılardı, yani &#8220;Allah bizden de, sizden de kabul etsin&#8221; dedikleri rivayet edilir.(13) Bu tebrikleşme bizim dilimizde &#8220;Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun, hayırlı bayramlar&#8221; gibi sözlerle ifade edilir.</div>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<tbody></tbody>
<p>  </table>
<p> </p>
<table border="0"><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"></p>
<p align="justify"> </p>
<div> </div>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p></span></span></p>
<tbody></tbody>
<div><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </span></span> </div>
<div><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"><span style="font-size: small; color: #ff0000;"> </span> </span></span></div>
<p><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </span></span> </p>
<div><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </span></span></div>
<div><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </span></span></div>
<div><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </span></span></div>
<div><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </span></span></div>
<p><span style="font-size: small; color: #ff0000;"><span style="font-size: x-small; color: #000000;"> </p>
<p></span></span></table>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=449&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-bayrami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADİR GECESİ  &#8211;   15 EYLÜL SALI AKŞAMI.</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/kadir-gecesi-14-eylul-sali-aksami</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/kadir-gecesi-14-eylul-sali-aksami#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Sep 2009 06:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=442</guid>
		<description><![CDATA[Kadir Gecesi En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur&#8217;ân&#8217;da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a name="b1">Kadir Gecesi</a></strong></span></p>
<p align="justify">En nurlu ve feyizli geceyi Kadir Gecesinde idrak ederiz. Kur&#8217;ân&#8217;da adı geçen tek ay Ramazan ayıdır; tek gece de Kadir Gecesidir. Bu bereketli saatlerin şeref ve kıymetini Kâinatın Rabbi Sevgili Habibine haber vermektedir. Bu gecenin faziletine o kadar değer verilmektedir ki, o vakitlerde tecelli edecek rahmetin ve ruhanî hâdiselerin anlatılması için müstakil bir sûre inmiştir. Bu sûre Kadr Süresidir.</p>
<p align="justify">Yine Cenâb-ı Hak bu gecenin kudsiyetini bildirmek için beş âyetli bir sûrede üç defa &#8220;Leyletü&#8217;1-Kadr&#8221; ifadesini açıkça zikretmektedir:<br />
&#8220;<strong>Şüphesiz, o Kur&#8217;ân&#8217;ı Kadir Gecesinde indirdik. Bilir misin, Kadir Gecesi nedir? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.</strong>&#8221;</p>
<p align="justify">Ulvî hâdiseler de sûrenin sonunda şöyle ifade buyurulur :<br />
&#8220;<strong>O gecede melekler ve Cebrail Rablerinin izniyle her iş için arka arkaya iner. O gece, tan yerinin aydınlanmasına kadar bir selâmettir.</strong>&#8221;</p>
<p align="justify">Kadir Gecesinin en önemli özelliği, cin ve insanlara iki cihan saadeti bahşeden, kâinat kitabının ezelî bir tercümesi olan yüce kitabımız Kur&#8217;ân-ı Kerimin bu gecede ilk olarak dünya semasına indirilmesidir. Daha sonra ise ihtiyaca göre âyet âyet veya sûreler halinde vahyin mazharı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselama Cebrail (a.s.) vasıtasıyla takdim edilmiş olmasıdır.</p>
<p align="justify">Yine bu mübarek gecede insanlığın ebedî refahına sebep olacak, ona bereketli bir ömrü kazandıracak bir fırsat verilmektedir. Bu geceyi dua, zikir ve ibadetle geçiren kişi, ancak seksen sene gibi uzun bir ömürde kazanabileceği ecir ve sevabı bir gecede elde etme bahtiyarlığına ermiş olacaktır.</p>
<p align="justify">Bu gecedeki İlâhî ziyafete ve Kur&#8217;ânî sofraya başta Kur&#8217;ân-ı Mübini Resulullah Aleyhissalâtü Vesselama vahiy yoluyla getiren Cebrail olmak üzere melekler de inerek şenlendirirler. Kalb ve basîreti açık olan mü&#8217;minlere uhrevî âlemden manzaralar sergilenir. Meleklerin pey der pey inmesiyle yeryüzü manevî bir tazyike maruz kalır. Dünya adetâ onlara dar gelmeye başlar. Mü&#8217;minlerin etrafını kuşatarak onlara Rablerinin bağış ve rahmetini müjdelerler. Tan yeri ağarıncaya kadar devam eden bu ulvi tecelli, ümmet-i Muhammed&#8217;in gönüllerine engin bir huzur ve saadet dalgası estirir.<br />
Kadir Gecesinde böyle nurlu hâdiselerin yıldönümlerini idrak ederiz. Onun kadrini bilmekle de feyiz ve bereketinden, dünyayı kuşatan nuranî havasından istifade etmiş oluruz.</p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #ff0000;"><a name="b2">Hadislerde Kadir Gecesi</a></span></strong></p>
<p align="justify">- Ubâde b. Sâmit (r.a) şöyle demiştir: Resûlu&#8217;llâh salla&#8217;llâhu aleyhi ve sellem, Kadir Gecesi&#8217;ni haber vermek üzere Hâne-i Saâdetinden çıktı. Derken Müslümanlardan iki kişi kavga ettiler. Buyurdular ki: Ben, size Kadir Gecesi&#8217;ni haber vermek üzere çıkmıştım. Filân ile filân kavga ettiler de ona dâir olan bilgi kaldırıldı. İhtimâl ki hakkınızda bu daha hayırlıdır. Artık siz, Kadir Gecesi&#8217;ni yirmiden sonraki yedinci veya dokuzuncu veya beşinci gecelerde arayınız</p>
<p align="justify">- İbn-i Abbâs (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre, Nebî salla&#8217;llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Ashâb&#8217;ım! Siz leyle-i Kadr&#8217;i Ramazan&#8217;ın aşr-ı ahîrinde arayınız!. Leyle-i Kadir, ya Ramazan’ dan dokuz gece kala, yâhut yedi gece kala, yâhut da beş gece kaladır</p>
<p align="justify">- Âişe (r.a)’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Ramazan&#8217;ın son on günü girince, Nebî salla&#8217;llâhu aleyhi ve sellem ibâdet konusunda daha da ciddî bir sa&#8217;y ü içtihâd arz ederlerdi. Gecesini ihyâ eder, ehl ü âilesini de ibâdet için uyandırırdı.</p>
<p align="justify">- Ebû Hüreyre radiyallâhu anh&#8217;den: Şöyle demiştir: Resûlu&#8217;llâh salla&#8217;llâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Her kim, imânından dolayı ve mükafatını yalnız Allâh&#8217;tan umarak Kadir Gecesi&#8217;ni ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.</p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #ff0000;"><a name="b3">Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir?</a></span></strong><br />
&#8220;Bin ay&#8221; seksen üç sene dört aylık bir süreye tekabül eder. Geçmişteki salih kimselerin bir ömür boyu kazandıkları manevi mertebeyi bir gece içinde elde etme fırsatıdır. Resulullah (a.s.m.) sahabilere İsrailoğullarından bir kimsenin Allah yolunda bin ay boyunca silâhlı olarak cihat ettiğini anlatmıştı. Sahabiler bunu duyunca şaşırdılar ve kendi amellerini az, gördüler. Bunun üzerine Kadir Suresi indirildi.</p>
<p align="justify">Başka bir rivayette Peygamberimiz Sahabilere İsrailoğullarından dört kişinin seksen sene boyunca hiç günah işlemeden ibadet ettiklerini anlattı. Sahabiler bunu hayretle karşıladı. Cebrail Aleyhisselâm geldi, &#8220;Yâ Muhammed, ümmetin o birkaç kişinin seksen sene ibadetinde hayrete düştüler. Allah sana ondan daha hayırlısını indirmiştir&#8221; diyerek Kadir Suresini okudu ve, &#8220;İşte bu senin ve ümmetinin hayran kalışından daha hayırlıdır&#8221; buyurdu.(1)</p>
<p align="justify">Diğer bir rivayette Resulullah’a bütün ümmetlerin ömürleri gösterilmişti. Kendi ümmetinin ömrünü kısa görünce, ömrü uzun olan ümmetlerin amellerini düşündü. Kendi ümmetinin bu kısa ömürlerinde yaptıkları amellerle onlara ulaşamayacakları endişesi içinde üzüldü. Yüce Allah da Habibine, bu üzüntüsüne mukabil Kadir Gecesini vererek diğer ümmetlerin bin yılından daha hayırlı kıldı. (2)</p>
<p align="justify">Kadir Suresi bu hadiseler üzerine nazil olmuştur.<br />
Bu sure, Sahabilerin üzüntüsünü hafifleten bir suredir.</p>
<p align="justify"><strong><span style="color: #ff0000;"><a name="b4">Kadir Gecesinin Bu Kadar Faydalı Olmasını Nasıl Açıklarsınız?</a></span></strong><br />
Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, Kur&#8217;an’ın bildirmesiyle bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra kat’i bir delildir. Evet nasılki bir padişah, saltanatında belki her senede, ya tahta geçme merasimi namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Halkını, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal&#8217;i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur&#8217;an-ı Hakîm&#8217;i Ramazan-ı Şerifte indirmiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, Cenab-ı Hakkın hikmetinin muktezasıdır. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, adî ve hayvanî meşguliyetten insanları çekmek için oruca emredilecek.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;"><br />
Sure neden Kadir Gecesinde indi?</span></strong><br />
Peygamber (a.s.m.) her şeyden önce bir uyarıcıdır. Bu ikaz görevini doğrulukla yapması için emri önce kendi nefsinde uygulaması lazımdı. Nefsine uygulamanın en uygun vakti de gece vaktidir.</p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000;"><strong><a name="b5">Neden &#8220;Kadir&#8221; Gecesi?</a></strong></span><br />
Kadir Gecesi hüküm gecesi demektir. Duhan Suresinde açıklandığı üzere İlâhi takdirce belirtilen hükümler Kadir Gecesinde ayırd edilir. Bu anlamda Kadir Gecesine takdir gecesi diyenler de vardır. Aslında eşyanın, işlerin ve hükümlerin miktar ve zamanları ezelde takdir edildiği için burada söz konusu olan takdir, önceden tespit edilen kader programının yerine getirilmesiyle ilgili planların hazırlanmasıdır. (3)</p>
<p align="justify">&#8220;Kadr&#8221; kelimesinde &#8220;tazyik&#8221; manası da vardır. Buna göre o gece yeryüzüne o kadar çok melek iner ki, dünya onlara dar gelir.</p>
<p align="justify">Bir hadiste, &#8220;<strong>O gece yeryüzüne inen meleklerin sayısı çakıl taşlarının sayısından çok daha fazladır</strong>&#8221; buyurularak buna işaret edilir. (4)</p>
<p align="justify">Kadir Gecesinin Ramazan&#8217;ın hangi gecesine rastladığı hususunda pekçok rivayet olmakla birlikte, Ramazan&#8217;ın son on gününde aranması tavsiye edilmiştir. Bazı hadis-i şeriflerden de 27. gecesine denk geldiği bildirilmektedir. &#8220;<strong>Onu yirmi yedinci gecede arayınız</strong>&#8221; mealindeki hadis bu hususa işaret etmektedir. (5)</p>
<p align="justify">Bu rivayetlerin ışığında, İslâm âlimleri Kadir Gecesinin Ramazan&#8217;nın yirmi yedinci gecesi olarak kabul etmiş ve böylece Müslümanlar o geceyi Kadir Gecesi niyetiyle ihya edegelmişlerdir.<br />
Bunun için mü&#8217;minler mümkün mertebe, vakit ve imkânları ölçüsünde Kadir Gecesini değerlendirmeye çalışırlar. Uyku ve istirahatla geçirmemeye gayret ederler. Çünkü bu gecede herbir Kur&#8217;ân harfine otuz bin sevap verilmektedir. Diğer ibadetlerin sevabı da o nisbette artış göstermektedir.<br />
Kadir Gecesini değerlendirmek ve o vaktin feyiz ve bereketinden istifadeyi arttırmak için namaz kılınır, Kur&#8217;ân okunur, Kur&#8217;ân tefsirleri mütâlâa edilir. Zikredilir, salavat-ı şerife getirilir. Dualar edilir, Allah&#8217;a niyaz ve tazarruda bulunulur. Fakir ve kimsesizler doyurulur, bol bol sadaka verilir. Hâsılı her vesileyle vakit nurlandırılır. Kadir Gecesinin getireceği büyük kazanç hakkında rivayet edilen hadisler en güzel teşvik mahiyetini taşımaktadır.</p>
<p align="justify">&#8220;<strong>Kim inanarak, sevabını ancak Allah&#8217;tan bekleyerek Kadir Gecesinde kıyam üzere olursa (uyanık kalıp ihya ederse) geçmiş günahları affedilir.</strong>&#8221; (6)</p>
<p align="justify"><span style="color: #ff0000;"><strong><a name="b6">Bu gecede nasıl dua edelim?</a></strong></span><br />
Bunu da Hazret-i Âişe (r.a.) vasıtasıyla yine Peygamberimizden, öğrenelim:<br />
&#8220;<strong>Dedim ki, &#8216;Yâ Resulallah, Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?’<br />
Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam &#8220;Allahümme inneke afüvvün tuhibbü&#8217;l-afve fa&#8217;fu annî (Allah’ım, Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle) dersin&#8217; buyurdu</strong>&#8221;</p>
<p align="justify">YÜCE MEVLA &#8221;15 EYLÜL 2009  SALI &#8221; AKŞAMI  İDRAK EDECEĞİMİZ GECEYİ  TÜM KÖY HALKIMIZ İÇİN HAYIRLI EYLER İNŞAALLAH. KÖYÜMÜZÜ, KÖY HALKIMIZI VE BÜTÜN MÜSLÜMANLARI HERTÜRLÜ FELAKETLERDEN MUHAFAZA BUYURSUN GECE HÜRMETİNE.</p>
<p align="justify"><strong>Kaynaklar</strong><br />
1) Hak Dini Kur an Dili. 6:4592<br />
2) Muvatta. İtikâf:6<br />
3) Duhan Suresi, 3.<br />
4) Hak Dîni Kur&#8217;ân Dili, 9:5970.<br />
5) Müsned, 2:27.<br />
6) Buhari, Siyam: 71, İbni Mâce, Dua</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=442&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/kadir-gecesi-14-eylul-sali-aksami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoşgeldin Şehr-i Ramazan</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/hosgeldin-sehr-i-ramazan</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/hosgeldin-sehr-i-ramazan#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 13:03:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=437</guid>
		<description><![CDATA[Memleketimizin her tarafında olduğu  gibi Köyümüzde de Mübarek Ramazan Ayına tüm güzelliğiyle girildi.Perşembe akşamı ilk teravih kalabalık cemaatle kılındı,gece sahur vakti evlerde ışıklar yandı ve sahur yemekleri yendi.Akşam ilk iftar bambaşka yaşandı.İlk akşamın verdiği heyecanla bol bol yemekler yapıldı,iftarlar edildi. yine camimizde teravihe devam edildi.Evlerde iftar cemiyetleride 2.günle başladı.Allah memleketimize ve köyümüze ramazan ayı hayırlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Memleketimizin her tarafında olduğu  gibi Köyümüzde de Mübarek Ramazan Ayına tüm güzelliğiyle girildi.Perşembe akşamı ilk teravih kalabalık cemaatle kılındı,gece sahur vakti evlerde ışıklar yandı ve sahur yemekleri yendi.Akşam ilk iftar bambaşka yaşandı.İlk akşamın verdiği heyecanla bol bol yemekler yapıldı,iftarlar edildi. yine camimizde teravihe devam edildi.Evlerde iftar cemiyetleride 2.günle başladı.Allah memleketimize ve köyümüze ramazan ayı hayırlar getirsin.Tüm köy halkımızın ve gurbetçilerimizin bütün ibadetlerini eksikleriyle birlikte kabul etsin.Bayramlara birlik ve beraberlikle kutlamayı nasip etsin.<a rel="attachment wp-att-438" href="http://www.sogutlukoyu.com/hosgeldin-sehr-i-ramazan/cimg6796-2"><img class="alignleft size-full wp-image-438" title="CIMG6796" src="http://www.sogutlukoyu.com/wp-content/uploads/CIMG67961.JPG" alt="CIMG6796" width="640" height="480" /></a></p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=437&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/hosgeldin-sehr-i-ramazan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FARKINDA OLALIM !&#8230;</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/farkinda-olalim</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/farkinda-olalim#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 19:05:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=409</guid>
		<description><![CDATA[Gitmiş dünler hesaptır, gelmemiş yarınlar ise fırsat&#8230; Ömür dediğin gitmiş dünden sonrası, Gelmemiş yarından öncesi ise; Hep bir hesabın sonrasında ve hep bir fırsatın öncesinde yaşıyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/farkinda-olalim/images20" rel="attachment wp-att-412"><img src="http://www.sogutlukoyu.com/wp-content/uploads/images20.jpg" alt="images20" title="images20" width="116" height="77" class="alignleft size-full wp-image-412" /></a>Gitmiş dünler hesaptır, gelmemiş yarınlar ise fırsat&#8230; </p>
<p>Ömür dediğin gitmiş dünden sonrası, </p>
<p>                                       Gelmemiş yarından öncesi ise; </p>
<p>Hep bir hesabın sonrasında ve hep bir fırsatın öncesinde yaşıyoruz. </p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=409&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/farkinda-olalim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYININ FAZİLETİ</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayinin-fazileti</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayinin-fazileti#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 22:10:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=405</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber efendimiz (s.a.v.), Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki: Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır. Ramazan ayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayinin-fazileti/fft5_mf46372" rel="attachment wp-att-406"><img src="http://www.sogutlukoyu.com/wp-content/uploads/fft5_mf46372.jpg" alt="fft5_mf46372" title="fft5_mf46372" width="644" height="463" class="alignleft size-full wp-image-406" /></a><br />
Peygamber efendimiz (s.a.v.), Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:</p>
<p>Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır. </p>
<p>Ramazan ayı gelince, “Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek” denir. </p>
<p>Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.</p>
<p>Ramazan gelince, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder. </p>
<p>Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur. </p>
<p>Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir. </p>
<p>Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.  </p>
<p>Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur. </p>
<p>İslam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) </p>
<p>Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir. </p>
<p>İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki: </p>
<p>Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.</p>
<p>Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. </p>
<p>Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.</p>
<p>Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. </p>
<p>Kur’an-ı kerim Ramazanda indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazan-ı şerifte iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.</p>
<p>İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.</p>
<p>Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, DUA etmek, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.</p>
<p>Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. </p>
<p>Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! </p>
<p>Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır. </p>
<p>Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:</p>
<p>Ramazan orucu farz, teravih namazı ise sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur. </p>
<p>Ramazan orucunu farz bilip, sevap bekleyerek oruç tutanın günahları affolur. </p>
<p>Ramazan orucunu tutup ölen mümin, Cennete girer.</p>
<p>Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır. </p>
<p>Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutun! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır. </p>
<p>Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır. </p>
<p>Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin! </p>
<p>Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. </p>
<p>Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.</p>
<p>YÜCE MEVLA FEVZİNDEN,BEREKETİNDEN EN GÜZEL ŞEKİLDE YARARLANMAYI BİZLERE VE AİLEMİZE NASİP ETSİN. DUALARIMIZI,TEVBELERİMİZİ VE İBADETLERİMİZİ KABUL ETSİN. CENNETİNE ULAŞANLARDAN EYLESİN.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=405&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayinin-fazileti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAMAZAN AYINA HAZIRLIK</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayina-hazirlik</link>
		<comments>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayina-hazirlik#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2009 19:55:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Adem Öztekneci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=403</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğiniz gibi Ramazan ayı çok kazançlı, mânevi kıymetlerle dolu Rahmet ve Gufran ayıdır. Mü&#8217;minlerin eline geçen nadir fırsatlardan biridir. Bu mübarek günlerin arefesindeyiz. inşaallah önümüzdeki günlerde Ramazan ayına girmiş olacağız. şimdiden bu mübarek günlere hazırlanmalıyız. Bugüne kadar beş vakit namazını muntazaman kılamayanlar, diğer ibadetlerini yerine getirmeyenler hemen ibadete başlıyarak Ramazan ayına hazırlansınlar. Ramazan ayından sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiğiniz gibi Ramazan ayı çok kazançlı, mânevi kıymetlerle dolu Rahmet ve Gufran ayıdır. Mü&#8217;minlerin eline geçen nadir fırsatlardan biridir. Bu mübarek günlerin arefesindeyiz. inşaallah önümüzdeki günlerde Ramazan ayına girmiş olacağız. şimdiden bu mübarek günlere hazırlanmalıyız.</p>
<p>Bugüne kadar beş vakit namazını muntazaman kılamayanlar, diğer ibadetlerini yerine getirmeyenler hemen ibadete başlıyarak Ramazan ayına hazırlansınlar. Ramazan ayından sonra da kulluk görevlerini yerine getirmeye dair kesin kararlarını versinler.</p>
<p>Her ne sebeple olursa olsun günah işleyen, haram ile iştigal edenler hemen tevbe-i istiğfar etsin ve bir daha o hatalara düşmemeye kesin karar versinler. Ramazan ayına günahlardan arınmış, ibadetlere alışmış olarak girelim. Bu minval üzere yaşayacağımıza dair Rabbimize söz verelim.</p>
<p>Ramazan ayında beş vakit namazın haricinde bir de müekked sünnet olan Teravih namazımız, bin aydan daha hayırlı Kadir Gecemiz vardır. Mü&#8217;minler için tam bir göz aydınlığı olarak mübarek Ramazan ayını kendimizi ibadete daha çok vererek geçirelim. Her zamandan daha çok kaza namazı kılarak, Kur&#8217;ân okuyarak, mukabele dinleyerek, daha fazla hayır hasenat yaparak geçirelim. Bu yolda bütün tedbirlerimizi alalım.</p>
<p>Oruç ibadeti, riya ve gösterişten uzak olgunluk hayatıdır. Oruç, nefsi terbiye eder. Fenalık hislerini giderir. iradeyi Hakk yolunda kullandırır. Ahlâken yüceltir. Yoksulların hallerini hatırlatır. insanda iyilik temayüllerini canlandırır. Hakk&#8217;ın hakimiyeti için insan gayrete sevk eder. Ahiret açlıkları tamamen oruç ile önlenir.</p>
<p>Bugün cemiyetimizde çok duyulan bir ses vardır. Bazıları diyorlar ki: &#8220;Orucu hazım cihazını dinlendirmek ve zayıflamak için tutuyorum.&#8221; Bu tür sözler tamamen yersizdir. Zira oruç hazım cihazını dinlendirmek, mide dolgunluklarını hafifletmek, kilo vermek gayeleriyle tutulmaz. Böyle oruçları Allah o kişilerin yüzüne çarpacaktır. Oruç Allah&#8217;ın emri olduğu için tutulacaktır. Böyle olursa biraz önce saymaya çalıştığım hususlar kendiliğinden tahakkuk eder. Ama hedef Allah&#8217;ın rızasıdır. ibadet bunun için yapılır.</p>
<p>Dünyevi gayelerle, riya ve gösteriş bulaşıklıklarıyla ibadetlerimizi kirlemeyelim.</p>
<p>Ramazan ayı gelmeden önce ayarlanalım. Allah rızası için kulluk yapmaya kesin kararımızı verelim. Ramazan ayı gibi çok mübarek rahmet piyasasını iyi değerlendirelim. Ramazan ayına bir hafta kaladan itibaren hilali gözleyiniz. Hilali görerek Ramazan orucuna başlayınız. Yine hilali görerek bayram ediniz. iftar ve sahur zamanlarını dikkatle takip ediniz. Oruçlarınızı açarken acele etmeyiniz. Sahur yemeğinizi imsaktan önce kesiniz. Oruçlu olduğunuz sürece abdest alırken ağzınıza çok su almayınız. Burnunuza suyu sert çekmeyiniz. Oruç bozacak şeylerden şiddetle kaçınınız. Küçük çocuklarınızı oruca alıştırınız. Ailenizin nafakasını imkanınız nisbetinde bu ayda bollaştırınız. Fakir fukarayı da unutmayınız. Hasılı oruç ayına hazırlanınız.<br />
Bu ayda yapılacak dört şey<br />
Peygamber Efendimiz devâmla şöyle buyurdu:<br />
“Bu ayda şu dört şeyi çok yapınız! Bunun ikisini, Allahü teâlâ çok sever. Bunlar, Kelîme-i şehâdet söylemek ve istiğfâr etmektir. İkisini de, zâten her zaman yapmanız lâzımdır. Bunlar da, Allahü teâlâdan Cenneti istemek ve Cehennem ateşinden O’na sığınmaktır. Bu ayda, bir oruçluya su veren bir kimse, kıyâmet günü susuz kalmıyacaktır.”</p>
<p>İslâmın 5 şartından dördüncüsü, mübârek Ramazân ayında, akıllı, bülûğa ermiş, erkek ve kadın her Müslümânın her gün oruç tutmasıdır. Oruç tutmak, biz ümmet-i Muhammed’e, Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicretinden 18 ay sonra, Şâban ayının onuncu günü, Bedir Gazâsından da bir ay önce farz oldu. </p>
<p>Bu ayı, âhireti kazanmak için bir fırsat bilip, elden geldiği kadar ibâdet etmeli, Allahü teâlânın râzı olduğu işleri yapmalıdır. Allahü teâlânın gazabına sebep olabilecek bütün kötülüklerden, harâmlardan sakınmak, îmân, ibâdet bilgilerini, harâmları öğrenmek, kul haklarından sakınmak, varsa helâlleşmek, günâhlardan tövbe etmek lâzımdır.</p>
<p>Her şeyden önce, i’tikâdı düzeltmelidir. Ehl-i Sünnet âlimlerinin bildirdikleri i’tikâdı öğrenmek ve buna göre inanmak lâzımdır. İ’tikâd düzgün olmazsa, tutulan oruçların, yapılan diğer ibâdetlerin bir fâidesi olmaz. </p>
<p>Çünkü, i’tikâdı bozuk olanların, muhakkak Cehenneme gidecekleri hadîs-i şerîfte bildirilmiştir. Bunun için, Ehl-i Sünnet âlimlerinin yazdıkları ilmihâl kitaplarını alıp okumalı, doğru îmânı, harâm ve helâl olan şeyleri öğrenmeli, bütün ibâdetleri bunlara göre yapmaya çalışmalı, harâmlardan da sakınmalıdır. Kıymetli zamanlarda bu bilgileri okumak, öğrenmek, nâfile namazdan ve diğer bütün nâfile ibâdetlerden çok daha kıymetlidir.</p>
<p>Allahü teâlâ, şartlarına uygun yapılan tövbeleri kabûl edeceğini va’detmiştir. Böyle mübârek ayları, gün ve geceleri fırsat bilip, çok çok tövbe-istiğfâr etmeli, affedilmek için, Cenâb-ı Hakk’a yalvarmalıdır. “Ramazan”, yanmak demektir. Çünkü bu ayda oruç tutan ve tövbe edenlerin günâhları yanar, yok olur.</p>
<p>Herhangi bir özür ile Ramazânda oruç tutamayanlar, Ramazândan hemen sonra, oruçlarını kazâ etmelidirler. Kazâ namazı borcu olanların, kazâ orucu olanların nâfile ibâdetlerle meşgûl olması, boşuna zahmet çekmektir. Önce farz borçları yerine getirmeli, ödemelidir.</p>
<p>Ancak farz borçlardan kurtulduktan sonra, nâfile olarak yapılan ibâdetlerin bir fâidesi olur. Bu, oruçta olduğu gibi namazda ve diğer ibadetlerde de böyledir. Önce farz borçları ödemeli, sonra nâfile ile meşgul olmalıdır.</p>
<p>Allahü teâlânın ihsânı&#8230;<br />
Câbir bin Abdullah(r.a)’in haber verdiği bir hadîs-i şerîfte, Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:<br />
“Allahü teâlâ benim ümmetime, Ramazan-ı şerîfte beş şey ihsân eder ki, bunları hiçbir peygambere vermemiştir: </p>
<p>1- Ramazanın birinci gecesi, Allahü teâlâ mü’minlere rahmet eder. Rahmet ile baktığı kuluna hiç azap etmez.</p>
<p>2- İftâr zamanında, oruçlunun ağız kokusu, Allahü teâlâya, her kokudan daha güzel gelir.</p>
<p>3- Melekler, Ramazanın her gece ve gündüzünde, oruç tutanların affolmaları için duâ ederler.</p>
<p>4- Allahü teâlâ, oruç tutanlara, âhirette vermek için, Ramazan-ı şerîfte Cennette yer ta’yîn eder.</p>
<p>5- Ramazan-ı şerîfin son günü, oruç tutan mü’minlerin hepsini affeder. (Yâni Ramazan ayının tamamını oruçlu geçirenleri affeder.)”</p>
<p>Cenâb-ı Hak’tan,      21 AĞUSTOS 2009 CUMA     GÜNÜ BAŞLAYACAK bu mübârek aya, bütün sevdiklerimizle birlikte, sıhhat ve âfiyet içerisinde kavuşmayı temennî ediyoruz.</p>

<p class="sayac_bilgi"></p>
<img src="http://www.sogutlukoyu.com/?ak_action=api_record_view&id=403&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sogutlukoyu.com/ramazan-ayina-hazirlik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

