<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>TÖVBEKARIN SAYFASI&#8230;. yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi</link>
	<description>Söğütlü Köyü</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 18:39:58 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14173</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 20:26:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14173</guid>
		<description>Çocuklarınıza üç şeyi öğretiniz:Peygamberinizi sevmeyi, onun ehli beytini sevmeyi ve Kur’ân-ı Kerîm okumayı. 
(Hadîs-i Şerif—Muhtâru’l-Ehâdis) -</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarınıza üç şeyi öğretiniz:Peygamberinizi sevmeyi, onun ehli beytini sevmeyi ve Kur’ân-ı Kerîm okumayı.<br />
(Hadîs-i Şerif—Muhtâru’l-Ehâdis) -</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14172</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Jan 2012 20:18:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14172</guid>
		<description>Yediğiniz yemeği Allah’ı zikrederek ve namaz kılarak eritiniz. Yemeğin üzerine (hazmetmeden) uyumayınız. Yoksa kalbiniz katılaşır.   
(Hadîs-i Şerif—Muhtâru’l-Ehâdis) -</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yediğiniz yemeği Allah’ı zikrederek ve namaz kılarak eritiniz. Yemeğin üzerine (hazmetmeden) uyumayınız. Yoksa kalbiniz katılaşır.<br />
(Hadîs-i Şerif—Muhtâru’l-Ehâdis) -</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14132</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 00:27:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14132</guid>
		<description>ETTEN DOMUZ  sütten kanser ÇIKTI -  Bunun adı gıda terörü !
İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği (İYSAD) Başkanı Sadık Çelik’in BUGÜN gazetesine yaptığı “Dışarıda satılan yiyeceklerin denetimi zayıf. 30 milyon insan ne yediğini bilmiyor” açıklamalarının ardından gıdada yaşanan sorun laboratuvar sonuçlarıyla da ortaya kondu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2009 yılında yetkilendirilen Uzman Özel GıdaKontrol Laboratuvarı Genel Müdürü Seyfettin Parıldar, sadece İstanbul’da faaliyet gösteren 60 binden fazla gıda işletmecisi olduğunu ve bunları denetlemekonusunda devletin yetersiz kaldığını söyledi.
EŞEK VE DOMUZ ETİ VAR
Özellikle et, süt, salça ve yoğurt gibi çok tüketilen ürünlerde taklit ve tağşişler (karıştırma) yapıldığına dikkati çekenParıldar şöylekonuştu: “Sucuk, salam ve sosis gibi ürünlerde bu çok sık oluyor. İçlerine bağırsak, akciğer, karaciğer karıştırıyorlar. At, eşek, domuz gibi hayvanların etleri de bazı ürünlere katılıyor.” Parıldar tüketicilere, kıyma alırken ambalajlı ürün almamalarını, kıymayı parça etten yaptırmalarını tavsiye etti. Raf ömrünü uzatmak için salçalara koruyucumadde katkısı yapıldığını, yoğurtlara domuzdan yapılan toz jelatin ilave edildiğini belirten Parıldar, özellikle koruyucu maddelerin sağlığa zararlı olduğunu vurguladı.
Sütte büyük tehlike
En büyük sıkıntılardan birinin de sütte yaşandığını kaydeden Parıldar “Sütlerde antibiyotik bulgusuna rastlıyoruz. Hayvanlar da rahatsızlandığında antibiyotik alıyor. Bu dönemde hayvanın sütünün boşa sağılması gerekiyor. Bu da antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor. Ayrıca bazı ürünlerde de Aflatoksin M1’e rastlandı. Bu maddenin uzun süre alınması karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artırıyor.”
En basit test 80 lira
Seyfettin Parıldar, Türkiye’de toplam 60 gıda laboratuvarı olduğunu, bunun 20’sinin İstanbul’da bulunduğunu söyledi. Vatandaşların şüphe duydukları gıda ürünlerini laboratuvarlara götürebileceklerini belirten Parıldar, “Bir sucukta domuz katkısı olup olmadığını test etmek 80-90 lira. Bir gıda ürününün tüm testlerini yapmak 400 liraya mal oluyor. Ancak biz, duyarlı vatandaşlarımıza indirim uyguluyoruz” dedi.
Ucuz eti alan da satan da suçlu
İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği Başkanı Sadık Çelik, özellikle et ürünlerinde istismara gidildiğini kaydetti. Kırmızı etin kilosunun ortalama 25 lira olduğunu hatırlatan Çelik, “Bu durumda 10 liraya alınan sucuk, 5 liraya alınan sosis sağlıklı olmaz. Bunu sadece satan değil alan da suçludur” diye konuştu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ETTEN DOMUZ  sütten kanser ÇIKTI &#8211;  Bunun adı gıda terörü !<br />
İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği (İYSAD) Başkanı Sadık Çelik’in BUGÜN gazetesine yaptığı “Dışarıda satılan yiyeceklerin denetimi zayıf. 30 milyon insan ne yediğini bilmiyor” açıklamalarının ardından gıdada yaşanan sorun laboratuvar sonuçlarıyla da ortaya kondu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 2009 yılında yetkilendirilen Uzman Özel GıdaKontrol Laboratuvarı Genel Müdürü Seyfettin Parıldar, sadece İstanbul’da faaliyet gösteren 60 binden fazla gıda işletmecisi olduğunu ve bunları denetlemekonusunda devletin yetersiz kaldığını söyledi.<br />
EŞEK VE DOMUZ ETİ VAR<br />
Özellikle et, süt, salça ve yoğurt gibi çok tüketilen ürünlerde taklit ve tağşişler (karıştırma) yapıldığına dikkati çekenParıldar şöylekonuştu: “Sucuk, salam ve sosis gibi ürünlerde bu çok sık oluyor. İçlerine bağırsak, akciğer, karaciğer karıştırıyorlar. At, eşek, domuz gibi hayvanların etleri de bazı ürünlere katılıyor.” Parıldar tüketicilere, kıyma alırken ambalajlı ürün almamalarını, kıymayı parça etten yaptırmalarını tavsiye etti. Raf ömrünü uzatmak için salçalara koruyucumadde katkısı yapıldığını, yoğurtlara domuzdan yapılan toz jelatin ilave edildiğini belirten Parıldar, özellikle koruyucu maddelerin sağlığa zararlı olduğunu vurguladı.<br />
Sütte büyük tehlike<br />
En büyük sıkıntılardan birinin de sütte yaşandığını kaydeden Parıldar “Sütlerde antibiyotik bulgusuna rastlıyoruz. Hayvanlar da rahatsızlandığında antibiyotik alıyor. Bu dönemde hayvanın sütünün boşa sağılması gerekiyor. Bu da antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanmamızı sağlıyor. Ayrıca bazı ürünlerde de Aflatoksin M1’e rastlandı. Bu maddenin uzun süre alınması karaciğer kanseri, sarılık ve siroza yakalanma riskini artırıyor.”<br />
En basit test 80 lira<br />
Seyfettin Parıldar, Türkiye’de toplam 60 gıda laboratuvarı olduğunu, bunun 20’sinin İstanbul’da bulunduğunu söyledi. Vatandaşların şüphe duydukları gıda ürünlerini laboratuvarlara götürebileceklerini belirten Parıldar, “Bir sucukta domuz katkısı olup olmadığını test etmek 80-90 lira. Bir gıda ürününün tüm testlerini yapmak 400 liraya mal oluyor. Ancak biz, duyarlı vatandaşlarımıza indirim uyguluyoruz” dedi.<br />
Ucuz eti alan da satan da suçlu<br />
İstanbul Yemek Sanayicileri Derneği Başkanı Sadık Çelik, özellikle et ürünlerinde istismara gidildiğini kaydetti. Kırmızı etin kilosunun ortalama 25 lira olduğunu hatırlatan Çelik, “Bu durumda 10 liraya alınan sucuk, 5 liraya alınan sosis sağlıklı olmaz. Bunu sadece satan değil alan da suçludur” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14131</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 00:26:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14131</guid>
		<description>Bal

 

Bal: En güzel ve şifalı bal, donmuş olan baldır. (Taze ve hakiki bal 3 haftadan sonra donar.) Eritilmiş ve hiç donmayan bal şifa değildir. Bal yemek sünnettir ve şifalıdır. Peygamber efendimiz, “Her sabah bal şurubu içenler hasta olmaz” buyurmuştur. Balın fazlası da zararlıdır. Günde 1–3 çorba kaşığı yeterlidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bal</p>
<p>Bal: En güzel ve şifalı bal, donmuş olan baldır. (Taze ve hakiki bal 3 haftadan sonra donar.) Eritilmiş ve hiç donmayan bal şifa değildir. Bal yemek sünnettir ve şifalıdır. Peygamber efendimiz, “Her sabah bal şurubu içenler hasta olmaz” buyurmuştur. Balın fazlası da zararlıdır. Günde 1–3 çorba kaşığı yeterlidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14130</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 00:24:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14130</guid>
		<description>Erkekler için faydalı sos: Tane kimyon öğütülüp tuz haline getirilir, tahinle karıştırılır, zeytinyağı, limon suyu, sarımsak koyularak karıştırılır. Bütün yemeklerin yanında ekmek üzerine sürülerek yenilir.

 

Yanlış beslenme, bozuk yemekler ve ilaç kullanmalar sonunda sindirim sistemi bozulur. Sindirim yerine çürüme olur ve kabızlık başlar. Kabızlık bütün hastalıkların başı ve hastalıkları davet edicidir. Vücut için çok büyük zarardır. Onun için önce yemekleri düzeltmeli, sonra bağırsağı harekete geçirmelidir.

 

Bağırsağı çalışmayanlar için her akşam yemekten 1.5 saat sonra bağırsak temizleyici olarak sinameki çayı veya İngiliz tuzu (Magnezyum sülfat, magnezyum oksit) kullanılmalıdır (Sabah kullanmak daha kolaydır). Bağırsaklar tam çalışmaya başlayana kadar devam edilmeli, bağırsaklar düzelince yine haftada 1 defa kullanmaya devam edilmelidir.

 

Magnezyum sülfat (İngiliz tuzu) ilaç olarak kullanılıyor. Sinameki, miktarı azaltılarak bütün hayat içilebilir, sünnettir. Göz, saç, cildi parlatıcı ve kan temizleyicidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler için faydalı sos: Tane kimyon öğütülüp tuz haline getirilir, tahinle karıştırılır, zeytinyağı, limon suyu, sarımsak koyularak karıştırılır. Bütün yemeklerin yanında ekmek üzerine sürülerek yenilir.</p>
<p>Yanlış beslenme, bozuk yemekler ve ilaç kullanmalar sonunda sindirim sistemi bozulur. Sindirim yerine çürüme olur ve kabızlık başlar. Kabızlık bütün hastalıkların başı ve hastalıkları davet edicidir. Vücut için çok büyük zarardır. Onun için önce yemekleri düzeltmeli, sonra bağırsağı harekete geçirmelidir.</p>
<p>Bağırsağı çalışmayanlar için her akşam yemekten 1.5 saat sonra bağırsak temizleyici olarak sinameki çayı veya İngiliz tuzu (Magnezyum sülfat, magnezyum oksit) kullanılmalıdır (Sabah kullanmak daha kolaydır). Bağırsaklar tam çalışmaya başlayana kadar devam edilmeli, bağırsaklar düzelince yine haftada 1 defa kullanmaya devam edilmelidir.</p>
<p>Magnezyum sülfat (İngiliz tuzu) ilaç olarak kullanılıyor. Sinameki, miktarı azaltılarak bütün hayat içilebilir, sünnettir. Göz, saç, cildi parlatıcı ve kan temizleyicidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14129</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 00:18:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14129</guid>
		<description>İSTEKSİZLİK: Kadın ve erkeklerde birbirlerine karşı olan isteksizlikte en önemli sebeplerden biri, karışık ve bol yemek, yemeklerden sonra bir şeyler içmek, tatlı ve kanda asit yapan yemekleri yemektir. İnsan bu şekilde beslenince çok ağırlaşıyor ve tembelleşiyor ve böyle beslenenlerde kısırlaşma çok oluyor. Ne kadar genç yaşlarda bu hayat başlarsa o kadar tehlikelidir. İnsanın yemek hakkı sadece 2 defadır. Karaciğer temizlemeden sonra 3 günlük oruç 3 defa veya 7 defa yapılmalıdır. Açlıkta vücut çok gençleşiyor ve sıhhatli istekleri canlandırıyor. 3 gün aç kalmadan kadınlar kadınlığını erkekler de erkekliğini anlayamaz. Kadın ve erkek arasında, çocuklarla anne baba arasında, evde ne huzursuzluk olsa aşağıda yazılan sureleri 40 gün ara vermeden okumanın çok büyük faydası vardır. 1 Fatiha, 1 defa Bakara suresinin ilk 5 ayeti, 1 Ayet el Kürsî, 1 Amenerrasulü, 1 Yasini şerif, 1 Saffat suresi, 1 Rahman suresi, 1 Vakia suresi, 1 Felak suresi, 1 Nas suresi En güzeli hastanın kendi evinde ve kendisinin okumasıdır.

 

Erkek çocuklara tatlı çok az verilmeli, çikolata hiç verilmemelidir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İSTEKSİZLİK: Kadın ve erkeklerde birbirlerine karşı olan isteksizlikte en önemli sebeplerden biri, karışık ve bol yemek, yemeklerden sonra bir şeyler içmek, tatlı ve kanda asit yapan yemekleri yemektir. İnsan bu şekilde beslenince çok ağırlaşıyor ve tembelleşiyor ve böyle beslenenlerde kısırlaşma çok oluyor. Ne kadar genç yaşlarda bu hayat başlarsa o kadar tehlikelidir. İnsanın yemek hakkı sadece 2 defadır. Karaciğer temizlemeden sonra 3 günlük oruç 3 defa veya 7 defa yapılmalıdır. Açlıkta vücut çok gençleşiyor ve sıhhatli istekleri canlandırıyor. 3 gün aç kalmadan kadınlar kadınlığını erkekler de erkekliğini anlayamaz. Kadın ve erkek arasında, çocuklarla anne baba arasında, evde ne huzursuzluk olsa aşağıda yazılan sureleri 40 gün ara vermeden okumanın çok büyük faydası vardır. 1 Fatiha, 1 defa Bakara suresinin ilk 5 ayeti, 1 Ayet el Kürsî, 1 Amenerrasulü, 1 Yasini şerif, 1 Saffat suresi, 1 Rahman suresi, 1 Vakia suresi, 1 Felak suresi, 1 Nas suresi En güzeli hastanın kendi evinde ve kendisinin okumasıdır.</p>
<p>Erkek çocuklara tatlı çok az verilmeli, çikolata hiç verilmemelidir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14128</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 00:13:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14128</guid>
		<description>BAĞIRSAK TEDAVİSİ: Mide, bağırsak hastalıkları ve kabızlık sorunu olanlar için. Akşamları bağırsak ağrısı için yapılan kepek veya keten çekirdeğini kullanıp, sabahları kabukları soyulmadan çiğ patatesin suyu sıkılır 4’te 3’ü patates suyu, 4’de 1’i su olacak şekilde suyla karıştırılıp (başka hiç bir şey yenilmeden) öğleye kadar 3 bardak içilir. Ne kadar eskimiş ve yıllardan beri sürüp gelen mide, bağırsak hastalıkları olsa 3 hafta içerisinde tedavi ediyor. Bu hastaların beslenmesi şu şekilde olmalıdır:

 

Sabah: Patates suyu öğleye kadar içilir. Öğlen: Salata veya yoğurt ile 1 çeşit yemek yenilir, yemekten önce veya sonra 3 diş sarımsak su ile yutulur.

 

Akşam: Bağırsak ağrısı için hazırlanan kepek yenilir veya keten çekirdekleri çayı içilir veya kaşıktan 3 kaşığa kadar çimlenmiş buğday yenilir. 3 hafta bu şekilde beslenmeye devam edilmeli ve 3 haftadan sonra karaciğer temizlenmelidir.

 

Herkesin kendi bağırsağının durumunu anlayabilmesi için 1 tane kırmızı pancar (100–150 gr) rende yapılıp, limon suyu, sarımsak, zeytinyağı ile istenirse başka sebzeler de eklenilerek salata yapılır. Ekmek ile birlikte yemek olarak yenilir. Bu yemekten 3 saat sonra idrar kontrol edilmeye başlanıp, 36 saate kadar kontrol etmeye devam edilir. Bağırsak sıhhatli olursa, kımızı pancarın rengini kana karıştırmaz ve idrara çıkarmaz. İdrar normal renkte olmalıdır. Hasta bağırsak pancarın rengini kana karıştırır, idrar da kırmızı olur. Pancar vücuttan tamamen çıkana kadar (24–36 saat) idrarın rengi kırmızı olabilir, o zaman bağırsak bozulmuş demektir. İdrar ne kadar kırmızı olursa bağırsak da o kadar bozulmuştur. Hafif kırmızı olursa normal sayılır, idrar bir kaç saat kırmızı olup, ara ara temiz olursa bağırsak kısım kısım bozulmuş demektir. Bağırsak bozulmuş ise bağırsak tedavisi muhakkak yapılmalı, bol sarımsak, limon, zeytinyağı ile pancar salatası kırmızılık geçene kadar devam edilmelidir. Muskat cevizi her gün kullanılmalıdır. 1 muskat cevizini parçalayarak 5–6 günde bitirmek gerekir. Yemekten önce, yemekler ile beraber veya baharat olarak kullanılabilir. Tereyağı su içinde kaynatılır. Yağın içinde ne kalıntı olsa dibine çöker, üzerinde kalan yağı alınıp ılık olarak aynı miktar zencefil ile karıştırılır. Birinci gün yarım çay kaşığı, ikinci gün 1 çay kaşığı, üçüncü gün 1,5 çay kaşığı alınarak 2,5 çay kaşığına kadar devam edilir. Sonra tekrar iki kaşık alınarak indirilmeye devam edilir ve on günde bitirilir. 1–2 kaşık yenileceği zaman ağır gelirse üçe bölünerek yenilebilir veya ekmeğe sürülebilir.

 

Bu ilaçla muskat cevizi sırayla kullanılır. Bu ilaçlara bazen ara vererek yıllarca kullanılabilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>BAĞIRSAK TEDAVİSİ: Mide, bağırsak hastalıkları ve kabızlık sorunu olanlar için. Akşamları bağırsak ağrısı için yapılan kepek veya keten çekirdeğini kullanıp, sabahları kabukları soyulmadan çiğ patatesin suyu sıkılır 4’te 3’ü patates suyu, 4’de 1’i su olacak şekilde suyla karıştırılıp (başka hiç bir şey yenilmeden) öğleye kadar 3 bardak içilir. Ne kadar eskimiş ve yıllardan beri sürüp gelen mide, bağırsak hastalıkları olsa 3 hafta içerisinde tedavi ediyor. Bu hastaların beslenmesi şu şekilde olmalıdır:</p>
<p>Sabah: Patates suyu öğleye kadar içilir. Öğlen: Salata veya yoğurt ile 1 çeşit yemek yenilir, yemekten önce veya sonra 3 diş sarımsak su ile yutulur.</p>
<p>Akşam: Bağırsak ağrısı için hazırlanan kepek yenilir veya keten çekirdekleri çayı içilir veya kaşıktan 3 kaşığa kadar çimlenmiş buğday yenilir. 3 hafta bu şekilde beslenmeye devam edilmeli ve 3 haftadan sonra karaciğer temizlenmelidir.</p>
<p>Herkesin kendi bağırsağının durumunu anlayabilmesi için 1 tane kırmızı pancar (100–150 gr) rende yapılıp, limon suyu, sarımsak, zeytinyağı ile istenirse başka sebzeler de eklenilerek salata yapılır. Ekmek ile birlikte yemek olarak yenilir. Bu yemekten 3 saat sonra idrar kontrol edilmeye başlanıp, 36 saate kadar kontrol etmeye devam edilir. Bağırsak sıhhatli olursa, kımızı pancarın rengini kana karıştırmaz ve idrara çıkarmaz. İdrar normal renkte olmalıdır. Hasta bağırsak pancarın rengini kana karıştırır, idrar da kırmızı olur. Pancar vücuttan tamamen çıkana kadar (24–36 saat) idrarın rengi kırmızı olabilir, o zaman bağırsak bozulmuş demektir. İdrar ne kadar kırmızı olursa bağırsak da o kadar bozulmuştur. Hafif kırmızı olursa normal sayılır, idrar bir kaç saat kırmızı olup, ara ara temiz olursa bağırsak kısım kısım bozulmuş demektir. Bağırsak bozulmuş ise bağırsak tedavisi muhakkak yapılmalı, bol sarımsak, limon, zeytinyağı ile pancar salatası kırmızılık geçene kadar devam edilmelidir. Muskat cevizi her gün kullanılmalıdır. 1 muskat cevizini parçalayarak 5–6 günde bitirmek gerekir. Yemekten önce, yemekler ile beraber veya baharat olarak kullanılabilir. Tereyağı su içinde kaynatılır. Yağın içinde ne kalıntı olsa dibine çöker, üzerinde kalan yağı alınıp ılık olarak aynı miktar zencefil ile karıştırılır. Birinci gün yarım çay kaşığı, ikinci gün 1 çay kaşığı, üçüncü gün 1,5 çay kaşığı alınarak 2,5 çay kaşığına kadar devam edilir. Sonra tekrar iki kaşık alınarak indirilmeye devam edilir ve on günde bitirilir. 1–2 kaşık yenileceği zaman ağır gelirse üçe bölünerek yenilebilir veya ekmeğe sürülebilir.</p>
<p>Bu ilaçla muskat cevizi sırayla kullanılır. Bu ilaçlara bazen ara vererek yıllarca kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14127</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 00:11:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14127</guid>
		<description>KALP HASTALIKLARI: Doğuştan olan kalp hastalıklarının dışındakiler yani sonradan olanların hepsi bozuk yemeklerden kaynaklanıyor. Karaciğer hastalanıp sertleştiği, kanı temizleyemez hale geldiği zaman kirli kan kalbe gelerek kalp damarlarını kirletir. O zaman tedavi için ilk yapılacak şey önce yemekleri düzeltmek, bağırsakları çalıştırmak ve karaciğeri temizlemektir. Daha sonra kalp için tavsiye edilen ilaçlar kullanılır.

 

Kalp için ilaçlar: Tarçın baharat olarak kullanılır veya günde 3 defa ağza karanfil alınıp çiğnenir. Kanı sulandırmak için, kalp damarlarını temizlemek ve açmak için limon suyu kullanılmalıdır.

 

10 tane limonun suyu ve tahta havanda dövülmüş 10 baş sarımsak, 1 litre bal ile karıştırılıp cam kavanoza koyulur. Ağzı 3 kat beyaz bezle kapatılıp, karanlık ve serin yerde 7 gün bekletilir. Sonra kapak kapatılıp buzdolabına koyulur. 1 çay kaşığı ağzına alınarak dolandıra dolandıra eritilir, bu şekilde 4 çay kaşığı yutulur. Her gün aynı saatte aç karnına bütün karışım bitene kadar yutulur. Bu ilaç senede bir defa kullanılmalıdır. Kalp ve beyin damarları için mükemmel bir ilaçtır. Bu ilaçtan sonra kan ve damar temizlemesinde yazılmış olan sarımsaklı zeytinyağına limon suyu ile devam etmelidir. Kalp krizi geçirenler bunları muhakkak yapmalı, bundan sonra da 1 günlük, sonra 3 günlük, sonra 10 günlük oruçları yapmalıdır. Sonra doktora gidip kalp kontrolü yaptırarak sonucu görebilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>KALP HASTALIKLARI: Doğuştan olan kalp hastalıklarının dışındakiler yani sonradan olanların hepsi bozuk yemeklerden kaynaklanıyor. Karaciğer hastalanıp sertleştiği, kanı temizleyemez hale geldiği zaman kirli kan kalbe gelerek kalp damarlarını kirletir. O zaman tedavi için ilk yapılacak şey önce yemekleri düzeltmek, bağırsakları çalıştırmak ve karaciğeri temizlemektir. Daha sonra kalp için tavsiye edilen ilaçlar kullanılır.</p>
<p>Kalp için ilaçlar: Tarçın baharat olarak kullanılır veya günde 3 defa ağza karanfil alınıp çiğnenir. Kanı sulandırmak için, kalp damarlarını temizlemek ve açmak için limon suyu kullanılmalıdır.</p>
<p>10 tane limonun suyu ve tahta havanda dövülmüş 10 baş sarımsak, 1 litre bal ile karıştırılıp cam kavanoza koyulur. Ağzı 3 kat beyaz bezle kapatılıp, karanlık ve serin yerde 7 gün bekletilir. Sonra kapak kapatılıp buzdolabına koyulur. 1 çay kaşığı ağzına alınarak dolandıra dolandıra eritilir, bu şekilde 4 çay kaşığı yutulur. Her gün aynı saatte aç karnına bütün karışım bitene kadar yutulur. Bu ilaç senede bir defa kullanılmalıdır. Kalp ve beyin damarları için mükemmel bir ilaçtır. Bu ilaçtan sonra kan ve damar temizlemesinde yazılmış olan sarımsaklı zeytinyağına limon suyu ile devam etmelidir. Kalp krizi geçirenler bunları muhakkak yapmalı, bundan sonra da 1 günlük, sonra 3 günlük, sonra 10 günlük oruçları yapmalıdır. Sonra doktora gidip kalp kontrolü yaptırarak sonucu görebilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14091</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 21:33:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14091</guid>
		<description>Feridüddin Attar Kimdir ?
Şeyh Attar (k.s.) hazretlerinin asıl adı. Muhammed bin İbrahim el-Attar’dır. Feridüddin Attar diye meşhur oldu. Şeyh Attar hazretleri, 513 (M. 1119) tarihinde Nişâbur’da doğdu. İyi bir tahsil gördü. Maddî ve manevî ilimlerde ilerledi. Bir çok eserler yazdı. Mantıkü’t-tayr ve tezkiretü’I-Evliyâ isimli kitablan çok meşhurdur. 627 (M. 1229) yılında Cengiz han’in Harzemşâh devletini istilâ etmesi üzerine moğullann eline esir döştü. 114 yaşında iken Moğul askeri tarafından hunharca şehid edildi.    Şehid edildiği zaman bile kesik başını ellerinin arasına alıp bir fersahlık (3 km) bir yol yürüdü ve orada düşüp ruhunu teslim etti.
Hz.Allah şefeatlerine mazhar eylesin. Amin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Feridüddin Attar Kimdir ?<br />
Şeyh Attar (k.s.) hazretlerinin asıl adı. Muhammed bin İbrahim el-Attar’dır. Feridüddin Attar diye meşhur oldu. Şeyh Attar hazretleri, 513 (M. 1119) tarihinde Nişâbur’da doğdu. İyi bir tahsil gördü. Maddî ve manevî ilimlerde ilerledi. Bir çok eserler yazdı. Mantıkü’t-tayr ve tezkiretü’I-Evliyâ isimli kitablan çok meşhurdur. 627 (M. 1229) yılında Cengiz han’in Harzemşâh devletini istilâ etmesi üzerine moğullann eline esir döştü. 114 yaşında iken Moğul askeri tarafından hunharca şehid edildi.    Şehid edildiği zaman bile kesik başını ellerinin arasına alıp bir fersahlık (3 km) bir yol yürüdü ve orada düşüp ruhunu teslim etti.<br />
Hz.Allah şefeatlerine mazhar eylesin. Amin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: tövbekar</title>
		<link>http://www.sogutlukoyu.com/tovbekarin-sayfasi/comment-page-6#comment-14090</link>
		<dc:creator>tövbekar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 21:32:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sogutlukoyu.com/?p=558#comment-14090</guid>
		<description>Tufanda Beyt Dördüncü Kat Semâya, Hacer-i Esved`de Ebû Kubeys Dağına Kaldırıldı
İbnü Abbas (r.a.) hazretleri buyurdular: Adem aleyhisselâm, Hindistan’dan Mekkeye gelmek suretiyle tam kırk hac yaptılar. Hepsini yürüyerek yaptılar. Beyt orada kaldı, kendisi ve evlâdından iman edenler, onu tavaf ettiler. Bu durum tufan’a kadar devam etti.
Tufan günlerinde Allahü Teâlâ onu (beyti) dördüncü kat semâya kaldırdı.  Her gün, yetmiş bin melek, onun içine girip ziyaret etmekteydiler. Onu ziyaret eden meleklere bir daha sıra gelmiyordu.
(Hacer-i esvedi korumasının altına aldı.) Allahü Teâlâ, Cebrail Aleyhisselâm’a emretti. Hacer-i esvedi boğulmaktan korumak. için onu Ebu Kubeys dağına gömmesini ve orada gizlemesini buyurdu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tufanda Beyt Dördüncü Kat Semâya, Hacer-i Esved`de Ebû Kubeys Dağına Kaldırıldı<br />
İbnü Abbas (r.a.) hazretleri buyurdular: Adem aleyhisselâm, Hindistan’dan Mekkeye gelmek suretiyle tam kırk hac yaptılar. Hepsini yürüyerek yaptılar. Beyt orada kaldı, kendisi ve evlâdından iman edenler, onu tavaf ettiler. Bu durum tufan’a kadar devam etti.<br />
Tufan günlerinde Allahü Teâlâ onu (beyti) dördüncü kat semâya kaldırdı.  Her gün, yetmiş bin melek, onun içine girip ziyaret etmekteydiler. Onu ziyaret eden meleklere bir daha sıra gelmiyordu.<br />
(Hacer-i esvedi korumasının altına aldı.) Allahü Teâlâ, Cebrail Aleyhisselâm’a emretti. Hacer-i esvedi boğulmaktan korumak. için onu Ebu Kubeys dağına gömmesini ve orada gizlemesini buyurdu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

